Connect with us

Biyokütle

Covid 19’un biyokütleye etkisi

Yayın Tarihi

on

COVID-19 salgını, dünya çapında birçok alanda büyük etki göstermiştir. Virüsün hızla yayılmasını önlemek adına çeşitli önlemler uygulanmış ve bu önlemler birçok sektör ve ekonomi üzerinde etkili olmuştur.

Enerji sektörünün, küresel çapta ulaşım, ticaret ve ekonomik faaliyetleri oldukça yavaşlatan bu krizden etkilenmesiyle birlikte enerji talebi dünya genelinde %18-25 oranında azalmıştır.

%18 kısmi kısıtlamaların olduğu bölgede

%25 Tam kısıtlamaların olduğu bölgelerde

COVID-19 Salgınının Biyokütle Sektörü Üzerindeki Etkileri

Dünya Biyoenerji Derneği (WBA), COVID-19 salgınının çeşitli faktörler üzerindeki etkilerini analiz etmek için biyoenerji paydaşlarına yönelik bir anket düzenlemiş, anket katılımcılarının büyük bir bölümünü, ekipman üreticileri, işlenmiş biyokütle, enerji ve yakıt üreticilerinden oluşturmuştur. Yapılan anket sonuçları salgının biyokütle sektöründe iş, gelir, üretim, yatırım ve istihdam faktörleri üzerindeki etkilerini göstermektedir.

Üretim

Biyoenerji üreticilerinin yaklaşık %40’ı, salgının sektörü önemli-çok önemli ölçüde etkilediğini belirtmiştir. Sıvı biyoyakıt üreticileri için düşük yakıt fiyatları ve nakliye yakıtı talebindeki düşüş etkili olurken biyoenerji üretimi için ekipman üreticilerin karşılaştığı en büyük güçlük, ekipmanların kısıtlamalardan dolayı taşınmasındaki zorluklardan kaynaklanmıştır. Kısıtlamalar, insan kaynağı konusunda da birtakım zorluklara neden olmuş, sosyal mesafe kurallarının uygulanması nedeniyle biyogaz ünitelerindeki çalışma şartları değişmiştir. Yeni projelerin ertelenmesi de biyogaz ve biyoenerji üreticilerini etkilemiş olsa da uzun vadeli alım anlaşmalarına ve esnek tedarik zincirlerine sahip olan üreticiler, üretimde önemli değişimler yaşamamıştır.

İşletme

Genel olarak katılımcıların %52’si, pandeminin biyoenerji işletmeleri üzerinde önemli-çok önemli etkisi olduğunu belirtmiş, bu etkide özellikle düşük yakıt fiyatlarından kaynaklanan rekabet zorlukları önemli derecede etkili olmuştur. Ayrıca, bazı ülkelerde biyoenerji sektörü için desteklerin yeterli düzeyde olmaması sektörü olumsuz etkilemiştir.

Yatırım

Anket katılımcılarının %38’inden fazlası, özellikle karar vermede aksamalara neden olan belirsizlikten dolayı yeni yatırımların azaldığını belirtmiştir.

Gelir

Anket katılımcılarının %44’ü gelirlerinde büyük bir düşüş gerçekleştiğini ve sektörde böyle bir düşüş beklentisinin olduğunu belirtmiştir. Bazı katılımcılar, müşterilerinden gelen ödemelerin aksadığını ve bu durumun şirketlerin nakit akımını yönetmede zorluklara neden olabileceğini belirtmiştir.

İstihdam

COVID-19 salgınının, diğer faktörler ile karşılaştırıldığında istihdam üzerinde çok büyük bir etkisi olmamış, katılımcıların yalnız %6’sı sektörde işten çıkarma riskinin olduğunu belirtmiştir.

Kaynak:
PwC Türkiye/ Biyokütle ve Biyoenerji Sektörlerine Genel Bakış
GBEP

Biyokütle

Avrupa’da biyokütleden enerji üretimi

Yayın Tarihi

on

Yazar

Avrupa Birliği ülkelerinde 2019 yılı toplam elektrik üretimi 2.416.617 GWh olarak gerçekleşmiştir. Biyokütle bazlı elektrik üretimi toplam elektrik üretiminin %9,2’sine karşılık gelmektedir.

Avrupa Birliği ülkelerinde 2019 yılı toplam elektrik üretimi 2.416.617 GWh olarak gerçekleşmiştir. Biyokütle bazlı elektrik üretimi toplam elektrik üretiminin %9,2’sine karşılık gelmektedir.

Almanya 2018 verilerine göre AB-28’de en yüksek elektrik üretimi gerçekleştirmiş ülkelerdendir.

Avrupa Birliği ülkelerinde 2019 yılı toplam ısı üretimi 549.707 TJ olarak gerçekleşmiştir. Biyokütle bazlı ısı üretimi toplam ısı üretiminin %97,4’ünü karşılamaktadır. 2004’den 2018’e AB-28 ülkelerinde ulaşım sektöründe biyoyakıt tüketiminin payı %0,01 seviyesinden %0,05 seviyesine yükselmiştir. Pek çok sektörde kullanılan kömürün tüketiminde de her yıl ciddi bir azama söz konusudur. Böylece ülke hedeflerini de destekleyecek şekilde CO2 emisyonu da azalma eğilimindedir.

Avrupa’da Teşvikler ve Fiyatlandırma

Fransa Yenilenebilir enerji politikasının temeli, kamu yetkilileri için bağlayıcı bir operasyonel araç olan Çok Yıllı Enerji Programının (PPE) yerine getirilmesidir. Biyokütle hedefleri 2023 için 145TWh ve 2028 için 157-169TWh şeklindedir. 2017’den bu yana ana destek mekanizması, açık pencere prosedürü veya rekabetçi bir ihale prosedürü yoluyla verilen piyasaya dayalı primlerdir. Piyasaya dayalı prim, kademeli olarak tarife garantili (FIT) mekanizmanın yerini almıştır. Prim mekanizması, KWh başına hedef tarifeler ile yönetim priminin eklendiği referans tarifeler arasındaki farka eşit bir hesaplamadır. Açık pencere piyasası prim prosedürü, kurulu gücü 500KW ile 12MW arasında olan biyogaz tesisleri için geçerlidir. Prim mekanizmasının yürürlüğe girdiği tarihte FIT PPA’dan yararlanan kurulumlar sözleşmeye tabi kalmıştır.

Kaynak:
PwC Türkiye/ Biyokütle ve Biyoenerji Sektörlerine Genel Bakış

Devamını Oku

Biyokütle

Avrupa’da biyokütle kurulu güç

Yayın Tarihi

on

Yazar

Avrupa Birliği ülkelerinde 2018 yılı yenilenebilir enerji toplam kurulu güç 466.403 MW’dır. Biyoenerji kaynaklı kurulu güç 38.091 MW ile toplam yenilenebilir enerji kapasitesinin %8,2’sini oluşturmaktadır. Almanya 2019 verilerine göre AB-28’de en yüksek biyoenerji kapasitesine sahip ülkelerdendir.

İsveç

Stokholm’de ısı ve gücün birlikte üretilmesiyle (kojenerasyon yöntemiyle) bölgesel ısıtma hakim ısıtma sistemidir. Enerjinin sadece %20’den daha az bir kısmı fosil kaynaklıdır, kalanı biyokütle, atık ve ısı pompalarıyla sağlanmaktadır. Ayrıca ulaşımda %20 oranıyla yenilenebilir enerji kullanan öncü şehirlerdendir. Göteborg’da ise gazlaştırma tesisinde orman kalıntılarından metan üretme konusunda eşsiz bir proje yürütüyor.

Almanya

Ulm’da bölgesel ısıtma sistemi %75 oranıyla biyokütle ve organik atık gibi yenilenebilir hammadde kaynaklıdır.

 

Danimarka:

Kopenhag’da kurulu Avedore güç istasyonu CO2 emisyonlarını yılda yaklaşık 500 bin ton azaltma beklentisiyle santralin bir kısmı kömür ve doğalgazdan odun peleti ve samanla çalışan bir birime dönüştürdü.

Macaristan:

Pecs şehrinde ısı ve elektrik %100 biyokütle kullanılarak üretiliyor.

Fransa:

2016 yılında Paris, kapsamlı bölgesel ısıtma ağında kömür kullanımını yarı yarıya azalttı. Isıtma ağının %50’sini yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji sağlamaktadır; %1 jeotermal, %2 biyoyakıt, %10 biyokütle ve %41 atığın ısıl işlemden geçirilmesiyle üretilen ısı.

Kaynak:
IEA,
Bioenergy Europe,
em>WBA
PwC

Devamını Oku

Biyokütle

Biyokütle kaynak potansiyeli

Yayın Tarihi

on

Yazar

Biyokütle kaynak potansiyeli teorik, teknik, pazar olarak üç gruba ayrılır.

Teorik Potansiyel

Yalnızca biyofiziksel koşullarla sınırlı olan biyokütle arzını ifade eder.

Teknik Potansiyel

Biyokütle üretimi uygulamalarının sınırlamaları, gıda, yem, ot, orman ürünleri ve insan altyapısı için alan gereksinimleri dikkate alınır. Doğanın korunması ve toprak, su, biyolojik çeşitliliğe ilişkin kısıtlamalar da bu kapsamda ele alınabilir. Bu sebeple sürdürülebilir potansiyel olarak da kullanılır.

Pazar Potansiyeli

Teknik potansiyelin, üretimdeki ekonomik kar düzeyi için belirlenmiş bir gereksinim verildiğinde üretilebilen kısmını ifade eder. Bu sadece üretim maliyetine değil aynı zamanda biyokütle dönüştürme teknolojilerinin özellikleri, rakip enerji teknolojilerinin fiyatı ve geçerli politika rejimi gibi bir dizi faktör tarafından belirlenen biyokütle hammaddesinin fiyatına da bağlıdır.

Tarım atıkları

Hem birincil (hasattan elde edilen tahıl samanı gibi) hem de ikincil (pirinç öğütme işleminden elde edilen pirinç kabuğu gibi) artıkları olan gıda/yem üretimi ve işlemesiyle ilişkili yan ürünler.

Fazla tarım arazisinde özel biyokütle üretimi

Yağ bitkileri, odunlu selülozik otlar, kısa rotasyonlu baltalıklar ve ağaç dikimleri dahil olmak üzere hem geleneksel tarım ürünlerini hem de özel biyoenerji bitkilerini içerir. Sadece gıda, yem veya diğer tarımsal emtia üretimi için gerekli olmayan arazinin biyoenerji için uygun olduğu varsayılmaktadır.

Marjinal arazilerde özel biyokütle üretimi

Ormansızlaştırılmış, bozulmuş veya geleneksel tarım için uygun olmadığı ancak bazı biyoenerji şemaları için uygun olduğu düşünülen (yeniden ağaçlandırma gibi) marjinal alanlarda biyokütle üretimini ifade eder.

Orman Biyokütlesi

Hem budama ve kesim gibi birincil kalıntılarını hem de ağaç işlemeden talaş ve ağaç kabuğu gibi ikincil kalıntıları içeren orman sektörü yan ürünlerini içerir. Ayrıca, doğal rahatsızlıklardan kaynaklanan ölü odun ve öngörülen biyomateryal talebini (kesilmiş odun, kağıt ve karton gibi) karşılamak amaçlı endüstriyel odun üretimi için gerekli olmayan doğal/ yarı doğal ormanlardaki biyokütle büyümesi de bu kategoride ele alınır

Gübre

Hayvan gübresinde nüfus gelişimi, beslenme düzeni ve hayvansal üretim sistemleri kritik belirleyicilerdir.

Organik atıklar

Ev, restoran ve belediyelerdeki organik atık, kağıt ve ahşap ürünler gibi  malzemelerin kullanımıyla ilişkili biyokütleyi ifade eder. Uygulanması kullanım oranlarına ve toplama sistemlerine bağlıdır.

Kaynak:
Bioenergy, 2011-In IPCC Special Report on Renewable Energy Sources and Climate Change Mitigation, Cambridge University Press
PwC Türkiye/ Biyokütle ve Biyoenerji Sektörlerine Genel Bakış

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com