Connect with us

Etkinlikler

Düşük karbonlu bir gelecek ve Türkiye için fırsatlar

Yayın Tarihi

on

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD’nin birlikte düzenledikleri “Düşük karbonlu ve dirençli bir geleceğe yatırım yapmak: Türkiye için fırsatlar toplantısı” İstanbul’da, yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğe, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman ile OECD Çevre Direktörlüğü Direktör Yardımcısı Anthony Cox ev sahipliği yaptı.

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri için 6,3 trilyon dolar

OECD Çevre Direktörlüğü Direktör Yardımcısı Anthony Cox ve SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman

Etkinliğin açış konuşmalarından ilkini OECD Çevre Direktör Yardımcısı Anthony Cox yaptı. OECD olarak 36 sanayileşmiş ülkeyi temsil ettiklerini belirten Cox, OECD tarafından hazırlanan “İklime Yatırım, Büyümeye Yatırım raporunu katılımcılara sundu. Başarılı bir enerji dönüşümünün makro ekonomik faydalarını gösteren OECD’nin bu çalışması, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu G20 ülkelerinin iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerine; ekonomik büyüme, rekabetçilik ve refah artışı ile eşzamanlı nasıl ulaşacağını anlatıyor. Bunun yanı sıra kısa ve orta vadede büyümeyi destekleyecek mali ve yapısal reformları ele alıyor.

Raporda Doğru politikalar ve teşvikler, özellikle de tutarlı iklim politikasıyla birlikte güçlü mali ve yapısal reformlar uygulamaya konulduğunda, hükümetler bir yandan iklim değişikliği riskini ciddi ölçüde azaltacak büyümeyi yakalarken, diğer yandan da ekonominin kısa vadede gelişmesi, yeni istihdam alanları ve çevre kalitesiyle ilgili faydalar sağlayabilir” denilirken, Anthony Cox şunları belirtti:

İklim değişikliğiyle mücadelenin kalkınma politikalarına entegre edilmesi, ekonomiye yük olmanın tersine, önemli ölçüde olumlu sonuçlar doğuracaktır. Küresel ısınmayı 2 derecenin altına çekmeyi hedefleyen ‘kararlı dönüşüm’, G20 ülkeleri genelinde mevcut politikaların devam ettirilmesi halinde, 2050 yılına gelindiğinde uzun vadeli GSYİH’yı ortalama yüzde 2,8 oranında artırabilir. İklimin yaratacağı olumsuz etkileri en aza indirmenin olumlu sonuçları hesaba katıldığında ise, GSYİH üzerindeki net etki yaklaşık yüzde 5’e çıkabilir.”

Rapora göre, sürdürülebilir ekonomik büyümenin şartlarından biri, önümüzdeki 10 yılda modern, akılcı ve temiz altyapıya yatırım yapılması. Küresel düzeyde Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak için 2030’a kadar yıllık ortalama 6,3 trilyon dolar değerinde altyapı yatırımı gerekiyor. Aynı dönemde yılda 0,6 trilyon dolar ek yatırım, tüm yatırımları iklimle mücadele için uyumlu hale getirebilir. Bu sayede büyüme, verimlilik ve çevre kalitesi yönünden kısa ve uzun vadede kazanımlar elde edilecek.

Önemli olan istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme

Etkinlikteki ikinci açış konuşmasını ise SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman yaptı. Hızlı nüfus artışı ve ekonomik büyüme nedeniyle Türkiye’nin enerji talebinin arttığına dikkat çeken Hakman, şunları söyledi:

“Günümüzde Türkiye’nin birincil enerji arzının dörtte üçü ithal kaynaklardan sağlanıyor. Öte yandan, Türkiye çok büyük bir yenilenebilir ve enerji verimliliği potansiyeline sahip. Düşük karbonlu ve dirençli bir geleceğe yatırım yapılarak hem yerel kaynaklar harekete geçirilebilir hem enerji arz güvenliği kuvvetlendirilebilir, ticaret daha dengeli hale getirilebilir, yeni ekonomik faaliyet alanları ve istihdamda artış sağlanabilir. Ayrıca bu, çevre kalitesinin iyileştirilmesine de fayda sağlayacaktır.”

Önemli olanın istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme olduğunu vurgulayan Hakman rapora işaret ederek, ekonomik büyümenin desteklenmesi ve verimliliğin artması için dünyayı yüksek karbonlu bir geleceğe mahkûm etmemek gerektiğinin altını çizdi.

Sürdürülebilir ekonomik büyüme vurgusu

Toplantıda daha sonra söz alan isim TÜSİAD Enerji Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Arkın Akbay oldu. İklim değişikliğinin küresel bir sorun olduğuna vurgu yapan Akbay, meselenin sosyal ve ekonomik risklerine dikkat çekti. OECD raporlarına da atıfla sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik büyümenin önemine vurgu yapan Akbay, TÜSİAD’ın bu alandaki çalışmaları hakkında bilgi verdi.

“288 yenilenebilir enerji santraline finansal destek sağladık”

Ardından söz alan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aygen ise iklim değişikliğinin ana sebebinin insanlığın değişen yaşam şekilleri olduğunu belirtti. Dünyada genel bir refah artışı olduğunu belirten Aygen, bunun da farklı yaşam biçimleri ortaya çıkarıp, ivmeli bir talep baskısı yarattığını belirtti. Küresel iklim finansmanına ayrılan kaynakların yıllık bazda karşılaştırmasını sunan Aygen, bunun 1 buçuk derece hedefi için yeterli olmadığını vurguladı. TSKB’nin iklim finansmanı çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren Aygen, 288 yenilenebilir enerji projesine finansal destek sağladıklarını belirtti.

Kilit rol finans sektöründe 

Toplantıda daha sonra, “Türkiye Enerji Sektöründeki İş Fırsatlarını Yakalamak İçin Finansmanı Olanakları” başlıklı oturuma geçildi.

Oturumu SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Değer Saygın yönetirken; Dünya Bankası Kıdemli Türkiye Enerji Sektör Yöneticisi Yeşim Akçollu, 2050 Pathways Platform İcra Direktörü Richard Baron, EBRD Ülke Başkan Vekili Şule Topçu Kılıç, TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Nurşen Numanoğlu ile Garanti Yatırım Kurumsal Finansman Yöneticisi Ahmet Tohma kunuşmacılar arasında yer aldı.

Oturumu yöneten SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Değer Saygın şu değerlendirmelerde bulundu:

“Enerji sektörünün dönüşümü için gerekecek ilave yatırımlardan gelen kazanç ve faydalar, dönüşümün maliyetinden daha fazla. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği için yapılacak yatırımlar kadar altyapı yatırımları da önemli. Bunun yanı sıra yenilikçi yaklaşımlara da yatırımın bugün başlaması önemli; çünkü yeni çözümlerin hayata geçmesi uzun vadeli bir süreç. Tüm bu yatırımların gerçekleşmesi için de yenilikçi ve daha etkili finansman araçlarına ihtiyaç duyacağız.”

TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Nurşen Numanoğlu konuşmasında 2017 yılında yayımladıkları Tutum Belgesi’ne atıfla başladı ve burada düşük karbon vurgusu yapıldığına dikkat çekti. Enerji de dışa bağımlı bir ülke olduğumuzu vurgulayan Numanoğlu, bu noktada yenilenebilirin ve enerji verimliliğinin önemine dikkat çekti.

Karbonsuzlaştırılmış ekonomi

2050 Pathways Platform İcra Direktörü Richard Baron ise 2050 yılı için kimi OECD ülkelerinde ilan edilmiş olan sıfır karbon hedefine ulaşmanın kolay olmadığını vurguladı. Karbonsuzlaştırılmış bir ekonomi için mali politikanın da buna uygun olması gerektiğini vurgulayan Baron, karbon yoğun ticaret yapan ülkelerdeki geçişin de hassasiyetle planlanması gerektiğini belirtti.

Ardından söz alana Dünya Bankası Kıdemli Türkiye Enerji Sektör Yöneticisi Yeşim Akçollu ise düşük karbon hedeflerinin tutturulabilmesi için 2030 yılına kadar 90 trilyon dolar kaynak gereksinimi olduğunu öngördüklerini belirtti. Dünya Bankası’nın Türkiye’deki finansman çalışmalarına ilişkin bilgi veren Akçollu, piyasa bazlı yatırımlara dair açıklamalarda bulundu.

283 özel sektör projesine finansman sağladıklarını belirten EBRD Ülke Başkan Vekili Şule Topçu Kılıç ise enerjide Türkiye’nini genel bir fotoğrafını sundu. Potansiyelin yüksek ancak yenilenebilir payının düşük olduğuna vurgu yapan Kılıç, finansman açısındansa ülke olarak ciddi bir sorun yaşanmadığını belirtti.

Oturumda son olarak Garanti Yatırım Kurumsal Finansman Yöneticisi Ahmet Tohma söz aldı. Türkiye’de son 10 yılda 45 milyar dolar elektik üretimi yatırımı yapıldığını belirten Tohma, doğalgazın elektrik üretimindeki payının yüzde 50’den yüzde 30’a gerilediğini belirtti. Kuruluşlarının enerji yatırımlarıyla ilgili bilgiler veren Ahmet Tohma; önümüzdeki 10 yılda rüzgâr ve güneş için 20-22 megavatlık kurulu gücün hizmete girmemesi için hiçbir sebep yok değerlendirmesinde bulundu.

Etkinlik, OECD Çevre Direktörlüğü Direktör Yardımcısı Anthony Cox’un kapanış konuşmasıyla sona erdi.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

Dünya Gıda Konferansı, bu yıl dijital olarak gerçekleştirildi

Yayın Tarihi

on

Yazar

Her yıl gerçekleştirilen Dünya Gıda Konferansı, dünya genelinde var olan açlığı ortadan kaldırmak ve kötü beslenme sorunlarına çözüm bulabilecek paydaşları bir araya getirmekte olup, dünya liderlerinin gıda sistemindeki sorunlara eğilmesi gerektiğini dile getiren önemli bir organizasyondur.

Çünkü açlık, dünya liderlerinin karşılaştığı en önemli sorundur.

1996 yılında gerçekleştirilen Dünya Gıda Zirvesi’nde kabul edilen “Dünya Gıda Zirvesi Eylem Planı” önemli bir dönüm noktası niteliğindedir. Böylece herkesin fiziksel ve ekonomik olarak her zaman yeterli ve güvenli gıdaya ulaşması, süründürülebilir tarımsal üretimin sağlanması konularında ülkelerin önlem alması için çeşitli eylem planları ortaya konmuştur.

Günümüze geldiğimizde, 26 Haziran 2020 tarihinde tamamen dijital olarak gerçekleştirilen Dünya Gıda konferansı da bu eylem planını desteklemekte ve bunun ötesinde, 2020 yılına damgasını vuran COVID-19 pandemi sürecinin gıda sistemine etkilerinin ve bu konuda alınabilecek önlemlerin konuşulduğu önemli bir ajandaya dikkat çekmiştir.

Araştırmacıları, politikacıları, iş dünyası ve sivil toplum örgütlerini bir araya getiren konferansta, COVID-19 sağlık krizinin dünyayı salladığı bu dönemde, özellikle gelişmekte olan ülkelerde durumun açlık ve fakirlik krizine dönüşmemesi için acilen herkes göreve çağrıldı.

Konferansta iki temel başlık üzerinde pek çok oturum ve podcast gerçekleştirildi,

1. Gıda Sistemi

COVID-19 boyunca ve sonrasında kendini hızlıca toparlayan gıda sistemine geçiş nasıl olmalıdır?

Pandemi boyunca tecrübe edilen sorunlar nelerdir ve nasıl aşılabilir?

Pandemide zarar gören gıda sisteminde toparlanma nasıl gerçekleştirilebilir?

(Çünkü yaşanan kriz, tek başına bağış ve yardım kuruluşlarının destekleri ile aşılamaz.)

İnsanların yemek yeme alışkanlıkları nasıl dönüştürülebilir?

Geleceğin tarım uygulamaları nelerdir?

Gıdanın geleceği!

Devletler tarafından alınması gereken önlemler gıdanın geleceğini kurtarabilir!

2. Avrupa Yeşil Anlaşması

Avrupa Yeşil Anlaşması, gelecekte dünya liderlerine, kural koyuculara ve topluma nasıl faydalar getirebilir?

İklim değişikliği ve biyolojik bozulma Avrupa’yı ve bütün dünyayı tehdit eden en temel sorunlardır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için, Avrupa’nın yeni bir büyüme stratejisine ihtiyacı olduğu aşikârdır.

Geliştirilecek strateji çerçevesinde;

  • 2050 yılına kadar sera gazı etkilerini minimize etmiş olması
  • Ekonomik büyümenin mevcut kaynakları yok etmeden gerçekleşmesi için politikalar geliştirmesi
  • Her bireye ve topluma ve ulaşabilir olması
  • Hedeflerine hizmet ediliyor olmalıdır.

 

Avrupa Yeşil Anlaşması, yukarıda sıralanan maddeleri hayata geçirecek sürdürülebilir bir ekonomi oluşturulması hedefini gütmektedir.

Uzmanlar, COVID-19 pandemisinin sebep olduğu büyük bir ekonomik buhran beklediklerini dile getiririnken, iklim değişikliğinin de olumsuz etkileri ile hali hazırda yoksullukla mücadele eden ülkeleri çok daha derin bir kriz beklemektedir.

Bu noktada Avrupa ülkelerinin iyileştirici ve koruyucu rol üstlenmesi elzemdir. Avrupa Yeşil Anlaşması da bunu desteklemektedir.

Görülüyor ki, dünya önlemez bir krize doğru hızla ilerlerken alınacak önlemlerle bu krizle mücadele yollarını bulabilir ve gelecek nesiller için sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam koşullarını temin edebiliriz.

Çözüm ise bireylerin, toplumların, devletlerin kısacası dünyanın bu sorunları ciddiye alıp harekete geçmesi ile mümkün olacaktır.

Sevgiler,

Dönüştür Gitsin

Devamını Oku

Etkinlikler

TWRE ve EBRD’den “toplumsal cinsiyet eşitliği ve ekonomik kapsayıcılık” konferansı

Yayın Tarihi

on

Yazar

Yenilenebilir Enerji ve Enerji Sektörü Türk Kadınları Grubu (TWRE), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)’nin Türkiye Temsilcilerinden Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ekonomik Kapsayıcılık Kıdemli Uzmanı Sayın Özen Tümer ve EBRD Türkiye Kapsayıcı Politikalar ve Yatırımlar Lideri Sayın Mehmet Üvez, TWRE Kurucu Başkanı, Vector Renewables Türkiye, Temsilcisi Sayın Sedef Budak ile, Sedef Hanım’ın moderatörlüğünde, 7 Ocak 2021 saat 21.00’de TWRE YouTube Kanalı’nda canlı yayında bir araya geldiler.

Konukların EBRD’nin tarihçesi ve faaliyet gösterdiği ülkelerde desteklediği projeler hakkında detaylı bilgi verdiği oturumu, tüm sektör paydaşları ilgi ile takip etti. İnteraktif gerçekleşen oturumda izleyicilerin sorularına da yer verildi.

Türkiye’de 2009 yılından bu yana yaklaşık 100 kişilik kadrosu ile faaliyetlerini sürdüren bankanın, İstanbul ve Ankara ofisleri üzerinden, ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeye yönelik kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmalar sürdürmekte olduğu paylaşıldı.

Mehmet Üvez, EBRD’nin Türkiye yatırımlarının 2009 yılında başladığını aktararak “Bankanın faaliyet gösterdiği ülkeler içinde en hızlı büyüyen ve en büyük operasyon ülkesi haline gelen Türkiye’ye, EBRD bugün toplamda 12,9 Milyon Euro ‘lük bir yatırım gerçekleştirmiştir. Buna enerji verimliliği, kadın istihdamı ve tarım programlarına sağlanan doğrudan ve dolaylı olarak finansman da dahildir.” açıklamasında bulundu.

Özen Tümer, “EBRD sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı yapmayı hedefleyen bir uluslararası finans kuruluşudur.” açıklamasında bulundu ve kalkınma misyonlarını şu şekilde sıraladı: “Competitive, Integrated, Resiliant, Well Governed, Green, Inclusive.”

Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliği ve EBRD iş birliği ile başarılı bir şekilde ilk etabı gerçekleştirilen “Women in Business” programı sayesinde, kadın girişimcilere yönelik bir kredi mekanizmasının ve bunu destekleyen bir kredi garanti mekanizmasının oluşturulduğu ve bu programın Türkiye’de uygulanması sonrasında 18 farklı ülkede hayata geçirildiği belirtildi.

EBRD’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık yaklaşımının, ekonomik hayata katılımda engellerle karşılaşan tüm grupları kapsadığını söyleyen Özen Tümer, “Kadınlar, göçmenler, gençler gibi grupların ekonomiye katılması birincil hedefimizdir.” ifadesini kullandı.

EBRD’nin enerji sektöründe çalışmalarından bahseden Özen Hanım, “Deloitte Türkiye’nin 2018 tarihli araştırması kapsamında enerji sektöründen 565 beyaz yakalı kadınla yapılmış olan mülakatın da gösterdiği gibi, kadınların elektrik iletim ve dağıtım sektöründeki temsiliyeti oldukça düşüktür. Biz bu sektörde çalıştığımız şirketlerle “Eşit Fırsatlar Programı’mız altında kendilerine teknik destek sağladık. İK Politikalarını ve tüm İK süreçlerini gözden geçirdik, kullanılan tüm iç ve dış iletişim dillerinin hem kadınları hem erkekleri sektöre çağırıcı olup olmadığına baktık. Boşluk alanlarını belirleyerek kapsayıcı politikalar oluşturulması için uygulama desteği verdik” açıklamasında bulundu.

İş yerindeki olası şiddet ve taciz vakalarının, kadının iş gücünde kalması, yükselmesi ve motive olması gibi konuları ne denli etkilediğini vurguladı, bu kapsamda EBRD tarafından yapılan çalışmalardan örnekler verdi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin okul öncesinden başlayarak verilmesinin bir politika önceliği haline getirilmesini doğru bulduğunu ekledi.

Sektörün sürdürülebilirliğinin eşit bir çalışma ortamı ile mümkün olacağının altını çizen Sedef Budak, “TWRE olarak Akademisyenler, IK uzmanları ve Sektör profesyonelleri ile oluşturduğumuz rapor çalışma grubu ile gerçekleştirdiğimiz anket, mülakat ve veri analizleri ile güncel durumu gözler önüne sermek için çalışıyoruz” dedi.

Son olarak; TWRE’yi ‘İnisiyatif oluşturma kararlılığından ötürü’ tebrik eden EBRD temsilcileri, Türkiye’de enerji ve kadın konularında her türlü iş birliğine açık olduklarının altını çizdiler.

Devamını Oku

Etkinlikler

Büyüklüğü milyarlarla ifade edilen atık ekonomisi masaya yatırılıyor

Yayın Tarihi

on

Yazar

T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın ve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un açılış konuşmalarıyla 16-17 Ekim 2019’da Ankara Hilton-SA’da başlayacak olan 10. TÜRKTAY Atık Zirvesi’nde, ‘‘Yeşil Ekonomi Yolunda Sıfır Atık’’ konuşulacak.

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu’nun oturum başkanlığını üstlendiği, “Siyasi Partilerin Türkiye’de Atık Ekonomisinin Sanayi, Enerji ve İstihdama Etkisi ile Stratejik Önemi Üzerine Değerlendirmeleri” konulu panel de 10. TÜRKTAY’da düzenlenecek. Panele; Adalet ve Kalkınma Partisi, TBMM Çevre Komisyonu Üyesi, TBMM 27. DÖNEM Gümüşhane Milletvekili Hacı Osman Akgül, Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, TBMM 25. ve 27. Dönem Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, İyi Parti Toplumsal Politikalar Başkanı TBMM 27. Dönem Ankara Milletvekili Dr. Şenol Sunat katılıyor…

Milli savunmadan sanayiye, ekonomiden eğitime varana kadar atık yönetiminin tüm boyutlarıyla ele alınacağı 10. TÜRKTAY Panelinde mercek altına alınacak bazı başlıklar ise şu şekilde: Atık Yönetiminde Yeni Politikalar ve Yeni Hedefler, “Milli Savunmada Atık Yönetiminin Stratejik Boyutu, “Siyasi Partilerin Türkiye’de Atık Ekonomisinin Sanayi, Enerji ve İstihdama Etkisi ile Stratejik Önemi Üzerine Değerlendirmeleri, “Döngüsel ve Paylaşım Ekonomisinde Enerji ve Atık Yönetiminin Rolü ve Etkisi, “Gekap – Sıfır Atık Vakfı Kanunu Taslağı, “Elektronik atık işleme – rafine tesisi yatırım ihtiyacı ve elektronik atıkların ithalinin değerlendirilmesi bu bağlamda Türkiye ekonomisi ile sanayisine olası stratejik kazanımlar, Atık Yönetiminde MKE’nin yeri, Beşikten Beşiğe Elektrikli ve Elektronik Eşyalar, Türkiye’de Atık Yönetiminde Genel Görünüm, Çimento Sektöründe Atıkların Geri Kazanımı, Zorunlu Depozito sisteminde Para ve Atık akış sistem önerisi, Atık ithalatının ekonomi ile sanayi açısından rolü ve önemi, Tehlikeli Atıkların Yönetimi ve Denetim, Çimento Sektöründe Atıkların Geri Kazanımı, Şehir Hastanelerinde Entegre Atık Yönetimi, Sıfır Atık Mavi…

Panelde; “Yeşil Ekonomi Yolunda Sıfır Atık” teması altında atık yönetimini tüm yönleriyle ele alınıp, sunumlarla, Türkiye’de bu yönde yapılacak çalışmaların artırılmasına ve atık tüketiminin en aza indirgenmesine katkı sağlamak amaçlanıyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com