Connect with us

Biyokütle

Biyokütlenin sürdürülebilirlik süreci

Yayın Tarihi

on

Sürdürülebilir biyokütle kullanımının, sera gazı emisyonunun azaltılması, biyolojik çeşitlilik, toprak kullanımı, su ve hava kirliliği gibi konularda olumlu etkileri bulunmaktadır.

Sera Gazı Emisyonu

Biyoenerji Fosil temelli sistemlerin aksine biyokütlenin büyümesi ve çürümesi

doğal bir döngünün parçasıdır. biyoenerji üretimi ve kullanımı genel olarak “karbon nötr” olarak kabul edilmektedir. Değerlendirmeler, biyoenerji üretiminin fosil yakıtlara göre çok daha düşük emisyonlara (yaklaşık %80-85) neden olduğunu göstermekle birlikte, bu durum biyoenerji hammaddelerinin sürdürülebilir yöntemlerle üretilmemesi durumunda geçerli olmamaktadır.

Arazi Kullanımı 

Biyoenerji üretimi, arazi kullanımı konusunda dikkat edilmesi ve titizlikle yönetilmesi gereken birtakım riskler barındırmaktadır. Arazi kullanımındaki değişiklikler, örneğin, enerji üretimi için alan yaratmak adına orman alanlarının kesilip yok edilmesi gibi, biyoenerji kullanımının faydalarını azaltırken birtakım olumsuzluklara da neden olabilmektedir. Buna benzer bazı risklerin oluşmaması ve biyoçeşitliliğin tehlikeye atılmaması adına biyoenerji üretimi yapılırken çevreyi korumaya yönelik uygulamalar kullanılmalıdır. Örneğin, bir yer kazılıp arazi kullanılıyorsa, diğer taraftan çevresinde ağaçlandırma çalışmaları yapılmalıdır. Bununla birlikte, biyoenerji üretimi için arazi kullanımı, verimli kullanılmayan ve terk edilmiş araziler için mükemmel bir fırsattır, terk edilmiş arazileri üreten bir kullanıma çevirerek üretim ve verimliliğin artırılması arazileri üreten bir kullanıma çevirerek üretim ve verimliliğin artırılması konusunda önemli bir potansiyele sahiptir. 

Biyoçeşitlilik

Biyoçeşitlilik etkilerine yönelik risk, büyük ölçüde arazi bazlı biyokütle kaynaklarının üretimi ile bağlantılıdır. Arazi bazlı biyoenerji üretiminin potansiyel olumsuz etkilerinden biri, arazi kullanımında da değinildiği gibi, biyoçeşitlilik açısından zengin arazilerin dönüştürülmesidir. Biyoenerji üretimi için kullanılan araziler, biyoçeşitliliğin azalmasına veya artmasına neden olabilmekte ve bu nedenle biyoenerji üretiminde gerekli önlemlerin alınması çok büyük önem taşımaktadır. Biyokütle kullanımının etkileri birbiriyle ilişkilidir. Örneğin, odun kömürü üretmek için oduna alternatif biyokütlenin kullanılması, dolaylı olarak karbon stoklarının korunmasına katkıda bulunurken ormansızlaşma konularındaki kaygıyı da azaltmaktadır.

Toprak Kalitesi ve Miktarı

Biyoenerji üretimi için tarımsal ürünlerin veya birincil kalıntıların kullanılması toprak kalitesinin düşme ve besin maddelerinin tükenme risklerini beraberinde getirmektedir. Diğer taraftan, atıkların işlenmesinin toprak kalitesi üzerindeki olumlu etkisi de bunların gübre olarak kullanılmasıdır. Sürdürülebilir uygulamalar ile uygun biyokütle hammaddelerinin kullanılması, bozulmuş arazilerin rehabilitasyonuna katkıda bulunarak iyileştirilmiş toprak kalitesi ile sonuçlanabilmektedir. Biyoenerji üretiminin, çevresel etkilere ilişkin risklerinin ve potansiyel faydalarının hammadde, yönetim sistemi, kullanılan teknoloji, işletme bölgesi gibi etkenlere göre farklılık gösterdiği söylenebilmektedir.

Hava Kirliliği

Biyokütle hammaddelerinin kontrolsüz yöntemlerle yakılması, karbon emisyonlarına yol açarak hava kirliliğine ve birtakım sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Ancak, modern sistemlerin ve kontrollü yöntemlerin kullanılması ile hava kalitesi gereksinimleri karşılanabilmektedir.

Su Kalitesi ve Miktarı

Biyokütle kaynaklarının arazi bazlı kullanımı ile üretim alanında ve çevresinde bulunan su kaynaklarının tükenmesi veya kirlenmesi riski oluşmaktadır. Diğer taraftan, biyoenerji üretimi için atık su kullanımının ve biyoyakıtlar için yosun kullanımının, kirlenmiş veya besin açısından zengin su akışlarını temizlemek gibi birçok faydası da bulunmaktadır. Sürdürülebilir uygulamalar ile kullanılan uygun biyokütle hammaddeleri, bozulmuş arazilerin rehabilitasyonuna katkıda bulunabilmekte ve bu durum su havzalarının korunması ile sonuçlanmaktadır.

Diğer Çevresel ve Sosyal Konular

Biyoenerji üretimi ve kullanımının toprak ve su kalitesi, arazi kullanım hakkı ve güvenli çalışma koşulları gibi birçok konu üzerindeki etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle, biyoenerji üretimi ve kullanımının ortaya çıkaracağı sonuçlar göz önünde bulundurularak kontrollü yöntemlerle yapılması gerekmektedir.

Kaynak:
PwC Türkiye/ Biyokütle ve Biyoenerji Sektörlerine Genel Bakış
GBEP

Biyokütle

Biyokütle için uygulanan temel destek mekanizmalarının gelişimi

Yayın Tarihi

on

Yazar

Mevzuat ve yönetmelikler kapsamındaki destek mekanizmaları, tüm biyokütle uygulamaları için gerekli olmakla birlikte, biyokütlenin gelişimi için özel politikalara da ihtiyaç duyulmaktadır.

Biyoenerji için politika girişimleri, biyoenerji için uzun vadeli bir vizyonun parçası olduğunda etkili olabilmekte ve desteklerin uzun vadeli devamlılığı, biyoenerjinin başarılı gelişimi için önem taşımaktadır. Geliştirilen politikaların, biyoenerjinin gelişim aşamalarını dikkate alarak tutarlı teşvikler sağlaması gerekmektedir. Biyoenerji üzerine geliştirilen politika ve stratejilerin; güvenilirlik, uygulanabilirlik, açıklık ve şeffaflık gibi kriterleri karşılaması gerekmektedir.

Farklı gelişim aşamaları için destek mekanizmaları

Biyoenerjinin gelişimindeki her aşama için belirli politikalar ve destek mekanizmaları geçerli olmaktadır.

Ar-Ge

Yatırım ile ilgili destekler, yatırım maliyetlerinin yarattığı engelleri azaltmaktadır. Bu destekler, doğrudan yatırım desteği, düşük faizli krediler ve yatırım maliyetlerini düşüren diğer mali önlemleri kapsamaktadır.

Gelişim

Piyasanın ilk aşamalarında desteklerin temel amacı teknolojinin tanıtılması ve geliştirilmesini sağlayarak maliyet açıklarını azaltmaktadır. Bu destekler, tarife garantileri (FiT), tarife primleri (FiP) ve vergi muafiyetleri gibi destekleri kapsamakta ve tedarik zincirinin farklı aşamalarında etkili olabilmektedir. Diğer taraftan, kota, sınırlar ve ihaleler gibi miktar temelli destek mekanizmaları da bulunmaktadır. Kota yükümlülükleri, tüketicilere, tedarikçilere veya üreticilere uygulanan minimum biyoenerji paylarını ifade etmektedir. Bunların yanı sıra, bir uygunluk mekanizması sağlayabilmesi için ticareti yapılabilen sertifikalar da geliştirilmektedir. Gelişim aşamalarına yönelik destekler, yeni teknolojilerin gelişimini ve piyasa oyuncularının bu teknolojilere erişimini sağlayabilmekte ve ürünlerin standartlaştırılmasını kolaylaştırabilmektedir.

Kitlesel piyasalar

Yeni bir teknolojinin piyasaya girişinin ardından, çeşitli yapısal destekler gerekli olabilmektedir. Bu destekler, biyoenerjinin olumlu dış etkilerini temel alarak geliştirilmektedir. Bununla birlikte, biyoenerji üretim seçeneklerini teşvik etmek için sürdürülebilirlik faktörlerini dikkate almak büyük önem taşımaktadır. Tek başına üretimi teşvik eden destekler yeterli olmamakla birlikte, enerji güvenliği, iklim değişikliğini azaltma ve ekonomik kalkınma gibi hedefleri de içeren kapsayıcı teşvikler geliştirilmelidir.

Kaynak:
PwC Türkiye/ Biyokütle Ve Biyoenerji Sektörlerine Genel Bakış

Devamını Oku

Biyokütle

YEKDEM güncellemeleri

Yayın Tarihi

on

Yazar

Türkiye’de tarife garantisi, kullanılan teknolojiye göre farklılık göstermeksizin 133 $/MWh (117 €/MWh) seviyesinde uygulanmaktaydı. Her ne kadar yeni destek mekanizması yürürlüğe girmiş olsa da, 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek olan Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Destekleme Mekanizmasına tabi YEK Belgeli üretim lisansı sahipleri için, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun Kanuna ekli Cetvellerde yer alan fiyat tarifeleri ve yerli katkı fiyatları 31/12/2030 tarihine kadar uygulanmaktadır. 29/01/2021 tarihli ve 3453 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile birlikte, 01/07/2021 tarihinden itibaren işletmeye girecek yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri için uygulanacak fiyat tarifeleri ve yerli katkı fiyatları güncellenmiştir. Biyokütleye dayalı üretim tesisleri için eski ve güncellenmiş fiyat tarifeleri ve yerli katkı fiyatları aşağıdaki tablolarda gösterilmektedir.

Kaynak:
NREL
PwC Türkiye/ Biyokütle Ve Biyoenerji Sektörlerine Genel Bakış

Devamını Oku

Biyokütle

Biyokütle atık tedariği

Yayın Tarihi

on

Yazar

Günümüzde biyokütle kaynağına erişimde birtakım engeller bulunmaktadır, gelişmiş ülkeler bu sorunlara çok daha kalıcı ve etkili çözümleri hayata geçirmiştir. Erişim engelleri azaldıkça biyokütlenin tam potansiyeline yaklaşması sağlanabilir.

  • Ürün yetiştirme riskleri biyokütle ve biyoenerji sektörünün temeli olarak görülebilir; tahıl mahsullerinin varlığı özellikle biyoyakıt üretimi ve orman ile odun endüstrisi atıkları ise elektrik ve ısı gibi nihai ürünleri etkilemektedir. Uygun planlama ve devletlerin birtakım yönetmelikleri ile bu riskler azaltılabilir. Diğer faktörler arasında ikim değişikliği sonucu değişen yağış trendleri ve verimliliği azalan topraklar verilebilir. Biyokütle kaynağının üretimi, tedariğin ilk halkasıdır ve sıkı politikalar ile güçlendirilmesi biyokütle sektörünün önünü açacaktır.
  • Tarım, orman, kentsel ve endüstri atıklarının biyokütle tesislerine ulaşması ise atık tedariğinin bir diğer ayağıdır. Türkiye’de atık çoğunlukla kaynağında ayrıştırılmadığından tesislere karışık halde gelir. Avrupa’da ise tesislerin ayrışmış ve kaliteli atığa ulaşması çok daha kolaydır. Ayrışmış atık doğrudan uygun işleme sokulur, gelen hammadde özelinde yeni teknolojiler geliştirmeyi daha kolaylaştırır ve atık türüne göre ek ‘temiz’ atık ile çalışmak tesis ekipmanlarını yormaz ve OPEX değeri düşer. İstikrarlı ve destekleyici devlet stratejileri, mevzuatlarda yapılacak olan düzenlemeler santrallerin biyokütle kaynaklarına ulaşmasında önemli rol oynamaktadır.
  • Biyokütle sektöründeki şirketler sadece belediyelerin topladığı ve tesislere taşıdığı atıklar ile beslenmek yerine yeni tedarik modelleri üzerine çalışmaktadır. Örneğin bazı sanayi fabrikaları ile kendileri anlaşarak atıkları onlardan doğrudan toplamak veya büyük marketlere kuracakları otomatlar ile müşterilerden dönen atıkları toplamak gibi iş modelleri geliştirmektedir. Böylece sanayi yan ürünleri kazanılmış olur, atıkların nereye gittiğinin takibi yapılabilir, kaynakta ayrıştırma kolaylaşır, ihtiyaca göre biyokütle hammaddesi seçilebilir, toplum çöp ayrıştırma ve tekrar kullanıma teşvik edilebilir ve daha fazla ambalaj geri kazanılabilir.
  • Benzer şekilde çiftçiler ile de anlaşılarak tarımsal ve hayvansal atıklar toplanabilir. Çiftçilerin hayvan dışkılarını kendi ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı yakacak için kullanmak yerine depolaması onlara da ek gelir sağlayabilir.
  • Biyokütle sektöründeki Ar-Ge çalışmaları farklı hammaddelerin kullanılabilirliği konusunu da gözetmektedir; evsel arıtma çamurundan ısı ve elektrik üretimi üzerine çalışmalar gibi.
  • ATY kapsamında evsel ve endüstriyel katı atıklar belirli işlemlerden sonra tehlikeli, tehlikesiz, geri kazanılabilir gibi sınıflara ayrıştırılarak yüksek ısıl değere sahip yanabilir durumdaki geri dönüşümsüz özelliğe sahip sınıftakilerden türetilen katı yakıtlar, çöp gazı üretimi gibi klasik gömme yöntemlerine ek gelir oluşturma potansiyeline de sahiptir. Bu katı yakıtlar paletleme (briketleme) adımlarını içeren bir dizi işlemden geçer. Böylece tek tip, depolanabilir ve kolayca taşınabilir boyutlara getirilerek doğrudan kullanılabilir veya satışa da sunulabilir. Atığın toplanması ve transferi garanti altına alınabildiği sürece ATY tesislerine yatırım artacak ve yeni iş alanları oluşacaktır. Bu gelişmelerde yasal mevzuat eksikliği atık tedariğini zorlaştırmaktadır.

Kaynak:
PwC Türkiye/ Biyokütle Ve Biyoenerji Sektörlerine Genel Bakış

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com