Connect with us

Biyokütle

Atık biyokütle gazlaştırma teknolojisiyle karbon salımında büyük düşüş

Yayın Tarihi

on

Ağaç bazlı panel üreticisi Kastamonu Entegre, üretim süreçlerinde sarf ettiği enerji kaynaklarından tasarruf etmek adına geliştirdiği Ar-Ge projeleriyle ve atık biyokütle enerjisi çalışmalarıyla öne çıkıyor. Enerji Verimliliği Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız, art arda ödül aldıkları projeler ve ulusal ağaç bazlı panel sektöründe ilk defa Kastamonu Entegre tarafından kullanılan teknolojiler hakkında ayrıntılı açıklamalar yaptı.

Atık biyokütle gazlaştırılması projesiyle

yılda 15.000 ton karbondioksit salımı engellendi

Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız

“Sürdürülebilirlik alanında ağırlık verdiğimiz konuların başında enerji yönetimi geliyor. Geliştirdiğimiz projelerin temel amaçları arasında enerji ve hammadde gibi kaynakları minimize etmek; atıkların geri dönüşümünü etkinleştirmek; üretim süreçleri neticesinde ortaya çıkan salımları ve çevresel etkileri sıfıra yaklaştırmak bulunuyor. Son dönemde odaklandığımız ‘Atık Biyokütlelerin Gazlaştırılması’ projesi ile yılda 15.000 ton karbondioksit salımının önüne geçme potansiyeli yakaladık. Bu proje kapsamında ulusal ağaç bazlı panel sektöründe ilk defa bizim kullandığımız teknolojilerl; daha az yatırım maliyeti ile hem yüksek enerji verimi sağlayıp hem de atık yönetimini daha etkin bir şekilde gerçekleştiriyoruz.”

Enerji verimliliğine yönelik çalışmalar

Enerji verimliliğine yönelik çalışmalarına son yıllarda hız kazandıran Kastamonu Entegre; TÜBİTAK-TEYDEB destekli “Atık Biyokütlelerin Gazlaştırılması ve Yenilenebilir Temiz Enerji Üretimi” Ar-Ge projesiyle enerji verimliliği alanında sektörde öncü olarak konumlanıyor. Biyokütle atıklarının değerlendirilmesi ve bunların temiz bir şekilde bertarafına yönelik çalışmaları kapsayan projede atıkların yakılmasına alternatif olarak; ileri teknolojiler kullanılarak gazlaştırılması sağlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Haluk Yıldız, TÜBİTAK-TEYDEB desteği ve Gebze Teknik Üniversitesi işbirliği ile geliştirilen projenin, hem istihdama, çevreye ve ekonomiye olumlu katkı sağladığının hem de sektör içi ve sektör dışı, ulusal ve uluslararası düzeyde referans olacak bir potansiyele sahip bulunduğunun altını çiziyor:

“Bu projeyle gazlaştırma teknolojisinin en büyük endüstriyel uygulamasını hayata geçirmiş olduk.  Bu nedenledir ki, enerji sektörünün Türkiye’deki en önemli etkinliklerinden biri sayılan ‘ICCI Enerji Ödülleri’ kapsamında verilen ‘Biyokütle ve Atık’ kategori ödülüne de layık görüldük. Aynı zamanda TÜBİTAK, TÜSİAD ve TTGV tarafından yürütülen 13. Teknoloji Ödülleri kapsamında ‘Üniversite-Sanayi İş Birlikleri’ kategorisinde ödül aldık. Bu kapsamdaki çalışmalarımıza 2019 yılında da devam edeceğiz.”

“Güneşten yılda ortalama 1450 MWh elektrik enerjisi üretiyoruz”

Kastamonu Entegre, yenilenebilir enerji alanında gösterdiği faaliyetlerle öne çıkıyor. 2016 yılında ilk kez Adana Organize Sanayi Bölgesi’ndeki MDF tesisi çatısında kurulan Hayat-GES 1 Güneş Enerjisi Santrali ile yılda ortalama 1450 MWh elektrik enerjisi ürettiklerini hatırlatan Yıldız; enerji verimliliği sağlamak adına tesislerdeki motorin yakıtlı forkliftlerin elektrikli forklifte dönüşümü konusunda çalışmalar yürüttüklerini sözlerine ekledi.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Biyokütle

Doğayı ve insanlığı korumak istiyorsan “Dönüştür Gitsin”

Yayın Tarihi

on

Yazar

Dönüştür Gitsin, benim kendi dönüşümümün bir parçası olarak hayat bulmuş bir projedir ve toplum bilincini artırarak evlerde açığa çıkan gıda atıklarının dönüştürülmesini hedeflemektedir.

3 yıl evvel, kendi yarattığım gıda atıkları artık beni rahatsız etmeye başlayıp ve o rahatsızlıkla baş edemez olduğum anda verdiğim bir kararla gıda atıklarının dönüştürülmesi ile ilgili çalışmaya başladım.

Dünya genelinde üretilen gıda atıklarının 1/3’lik kısmının hiç tüketilmeden çöp sahalarına gittiğini öğrendiğimde kalbimin sızladığını hissettim. 

Kimin sızlamaz ki?

Gıda atıklarının bu kadar büyük ölçeklerde gerçekleşmesinin pek çok sebebi var, size çok kısa olarak bir kaç ana sebebi listeleyebilirim,

  • Tarlada, toplama sırasında ve taşıma sırasında oluşan kayıplar
  • Satış noktalarında görücüye çıkmadan evvel market, bakkal ve pazarlarda bozuk görüntülerinden veya şekillerinden ötürü ayrılan gıdalar
  • Gereğinden fazla satın alma yapıldığı için tüketilmeden buzdolabında bekleyerek (çoğunlukla da unutularak) çürüyen ya da son kullanım tarihi geçen gıdalar
  • Satış noktalarındaki gıdaların son kullanma tarihleri geçtikten sonra satıştan kaldırılıp imhaya gidiyor olması

Büyük kayıpların yaşandığı sahalarda yerel yönetimler, çevreci organizasyonlar, bakanlıklar önlemler almaya çabalıyor ve her geçen gün biraz daha ciddi tedbirler alınarak bu durum kontrol altına alınmaya çalışılıyor. 

Aynı ölçüde sorun teşkil eden ancak kimsenin üzerinde durmadığı çok daha önemli bir nokta var: Toplumu oluşturan bireylerin ev içinde yarattığı gıda atıkları(!) ve bunları ayrıştırmadan çöpe atmaları ile başlayan zararlı döngü! 

Gıda atıkları, evsel atıklar, kimyasal ve diğer atıklarla bir arada çöpe atılıyor, bu çöpler her ne kadar bazı işlemlerden geçse de eninde sonunda çöp sahalarında yolculukları son buluyor. Gıda atıkları bundan sonraki süreçte sıcaklığın etkisi ile çürüyerek atmosfer için çok zararlı olan metan gazı açığa çıkarıyor, bu da dünya ısısını artırırken yaşamın devamlılığını tehdit etmeye başlıyor.

Dönem dönem yaptığımız anket çalışmalarında gördük ki, aslında hepimiz gıda atıklarını ayrıştırmak ve dönüştürmek istiyoruz. Ancak nasıl yapacağımız konusunda neredeyse hiç fikrimiz yok.

Hayal kırıklığı yaratan bu anket sonuçları bizim için bir ışık yaktı ve gıda atıklarını nasıl ayrıştırıp dönüştürerek faydalı hale getirebileceğimizi dilimiz döndüğünce anlatmaya başladık. Zaman içinde bu çalışmalar evrilerek (onlar da kendi dönüşümlerini yaşadılar diyebiliriz) aşağıda aktaracağım profesyonel bilinçlendirme eğitimlerine dönüştüler.

Mevcutta, Dönüştür Gitsin olarak iki ana sahada eğitimler veriyor, uygulamalar yapıyoruz. 

  • Teknik Eğitim Modülleri
  • “Dönüşerek Dönüştür” Farkındalık Oluşturma Serisi

Teknik eğitim modülleri 

Bu eğitimlerin genellikle, okullar (ilköğretim ve lise) ile, toplu çalışma alanlarında, fabrika vs gibi yoğun gıda tüketiminin gerçekleştiği noktalarda verilmesi maksimum fayda sağlamaktadır.

  • Gıda Atıkları Farkındalık Eğitimi
  • Dünyayı Siyah Altın Kurtaracak 
  • Gıda Atıkları Yeni Dünyaya Yön Veriyor 

Dönüşerek dönüştür eğitim serisi

Dönüşüm, varoluştan bu yana süregelen doğal bir döngü iken (doğum, gelişim, diğer insanlarla etkileşim, ölüm) endüstri devrimi, teknolojik gelişmeler, metropollere göç, şehir hayatının karmaşası ve stresi altında bireylerin bu doğal döngüden koparak negatif enerjilerin etkisi ile rotasını şaşırması sonucu doğal döngü bozulmaya başladı. Güçlünün zayıfı ezerek varolduğu bir dünya düzeni yaratılırken bireylerin başka bireylerle yarışı içsel hesaplaşmaları unutturdu ve enerji akışını sağlayan kanalların tıkanmasına neden oldu. Bu nedenledir ki, pek çok durumda negatif enerji yüklü olarak etkileşimde bulunmaya başladık. Bireysel çıkarlarımız toplumsal değerlerin önüne geçmeye başladı, kendimize ve doğaya olan sorumluluklarımızı unutur olduk.

Günümüzde yapılan spiritüal çalışmalar, yoga, meditasyon egzersizleri, nefes ve frekans çalışmaları hep bu bozulmanın iyileştirilmesini hedefliyor.

Tabii bütün bu olumsuz gelişmeler doğanın kendi iç işleyişini de bozmaya başladı. Doğal kaynaklar çok hızlı ve gereğinden fazla şekilde tüketilirken, neticede açığa çıkan atıklar da dünyamıza zarar vermeye başladı.

Dönüştür Gitsin olarak bu eğitim serimizde hem bireyleri kendiler ile ilgili farkındalığa ulaştırırken hem de doğaya karşı görevlerini yapmalarını sağlayacak bir bilinç seviyesine ulaştırmayı hedefliyor.

Böylece, kendileri dönüşürken doğayı dönüştüren bireylerin güçlü enerjileri ile toplumu pozitif dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Sizleri de aramızda görmekten mutlu oluruz.

Sevgiler,

Dönüştür Gitsin

Devamını Oku

Biyokütle

Türkiye’nin En büyük Biyokütle Santrali Devreye Alındı

Yayın Tarihi

on

Yazar

Afyon Eber Elektrik Santrali

Atıktan enerji alanında yerli teknolojinin öncü markası Mimsan, Türkiye’nin en büyük biyokütle enerji santrali olan “Afyon Eber Elektrik Santrali”ni devreye aldı. Santralin yatırımcısı Oltan Köleoğlu Enerji, 2020 yılının Ocak ayından itibaren elektrik satışına başlayacağını açıkladı. 27 MWe kapasiteli santralin yılda ortalama 260.000 ton zirai atığı bertaraf ederek, 202.500.000 kwh/yıl yenilenebilir enerji üretmesi bekleniyor.

Biyokütle Enerji Santrallerinde mühendislik ve üretim gücünü birleştirerek anahtar teslimi çözümler sunan MİMSAN’ın dizaynını, imalatını ve yardımcı ekipman tedariğini üstlendiği “Afyon Eber Elektrik Santrali”nde yerli ekipman tedariğinden dolayı mevcut tarife ek olarak 13$/MWe yerli katkı desteği alınacak.

Türkiye’de Biyokütle enerji sektöründe lider marka konumuna ulaşan Mimsan’ın Satış ve Pazarlama Müdürü Hacer İlhan Yiğit : “Proje kapsamında Yekdem’e kayıtlı 5. Biyokütle Enerji Santralini devreye alarak, biyokütle referanslarımızın kurulu gücünü 65 MWe kapasitesine çıkarmış bulunuyoruz. Afyon Eber’de anahtar teslimi olarak kurulumunu gerçekleştirdiğimiz biyokütle enerji santraliyle de yılda ortalama 260.000 ton zirai atığı bertaraf ederek, 202.500.000 kwh/yıl yenilenebilir enerji üretmeyi hedefledik. Bu kapsamda geliştirdiğimiz enerji teknolojileriyle de ülkemizin çevreyle ilgili önemli sorunlardan biri haline gelen ve verimli topraklarımızın biyolojik yapısına zarar veren “anız yakma” sorununa çözüm oluşturmaktadır. 2020 yılında da çalışmalarımıza hız kesmeden devam edip, geliştirdiğimiz atık bertaraf teknolojileri ile “sıfır atık hamlesi”ne katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu kapsamda Bolu’da tavuk gübrelerini, Samsun’da orman ve zirai atıkları, Trabzon’da ise belediye çöplerini bertaraf edecek enerji santrallerini 2020 YEKDEM’ine yetiştirmeyi hedefliyoruz. 2020 yılında tamamlanması planlanan projelerimizle birlikte Mimsan’ın toplam biyokütleden enerjide kurulu güç kapasitesi yaklaşık 100 MWe’a çıkacak.” dedi.

MİMSAN‘ın, Yiğit, arıtma çamuru, belediye çöpünden üretilen RDF, orman atıkları ve zirai atıklar gibi birçok farklı yakıt çeşidiyle ilgili santral kurma tecrübesi bulunmaktadır. MİMSAN, yıllık cirosunun %10’unu AR-GE faaliyetlerine ayırdığını ve yurt dışında konusunda uzman danışmanlarla AR-GE çalışmalarını yürütmeye devam edeceklerini belirtti.

 

Devamını Oku

Biyokütle

Türkiye’nin en büyük ikinci biyokütle santrali 2020’de devrede

Yayın Tarihi

on

Yazar

Siemens buhar türbinleri

Samsun Çarşamba Biyokütle Enerji Santrali, 250 bin ton zirai ve ormansal atıktan, yılda yaklaşık 200 milyon kWh yenilenebilir enerji üretecek. Santralde Siemens’in 27MWe gücündeki SST-300 buhar türbini kullanılacak.Türkiye’nin en büyük ikinci biyokütle santrali unvanına sahip olan tesis, Ağustos 2020’de devreye alınacak.

Siemens, yüksek verimlilik sunan türbinleriyle Türkiye’nin atık bertarafına ve temiz enerji üretimine katkıda bulunmayı sürdürüyor. Oltan Köleoğlu Enerji’nin yatırımcısı olduğu ve Mimsan Endüstri Kazanları A.Ş’nin taahhüt sorumluluğunu üstlendiği Samsun Çarşamba Biyokütle Enerji Santrali’nde (BES) Siemens’in 27MWe gücündeki SST-300 buhar türbinleri için sözleşme imzalandı.

Tesis, yılda 250 bin ton zirai ve ormansal atık bertaraf edecek ve yaklaşık 200 milyon kWh yenilenebilir elektrik enerjisi üretecek.

Siemens, bu sayede ‘sıfır atık’ ve ‘yerli enerji’ alanlarında ülkemizin enerji politikasına ciddi katkı sağlayacak. Samsun Çarşamba BES’in Ağustos 2020’de devreye girmesi planlanıyor.

Öte yandan aynı grubun yakın zamanda devreye alınacak bir diğer büyük yatırımı olan 27MW’lık Afyon Eber BES projesinde de yine Siemens SST-300 Buhar Türbini tercih edilmişti. Siemens’in 2018 yılında dahil olduğu projede, türbin montaj faaliyetlerinde artık son aşamaya gelindi. Her iki santral, Siemens buhar türbinleriyle elektrik üretmeye başladığında, Türkiye’nin en büyük ikinci biyokütle santrali unvanını paylaşacak. Siemens’in Türkiye’de imzaladığı 9 ayrı biyokütle santralinde toplam kurulu güç yaklaşık olarak 80MW’a ulaştı.

Biyokütle projelerine türbin de, finansman da Siemens’ten…

Samsun Çarşamba BES projesinde 27MW çıkış gücünde Kondenserli Buhar Türbini, yardımcı ekipmanlar ve türbin kontrol sistemi sağlayacak olan Siemens; montaj ve devreye alma süreçlerini de Türkiye’deki uzman mühendis kadrosuyla yönetecek.

Proje kapsamına göre çeşitli finansman modelleri sunabilen Siemens, Samsun Çarşamba BES projesinde leasing çözümü sağladı. Finansal kiralama çözümü, uygun ödeme koşulları ile proje nakit akışına olumlu katkı sunmaktadır. Ayrıca günlerle ifade edilebilecek kısa onay süresi ile biyokütle projelerinin yaşadığı termin sorunlarının aşılmasında da ciddi destek sağlıyor.

Türkiye’de kurulu, deneyimli bir servis organizasyonu olması; işletme güvenilirliği açısından Siemens’i ön plana çıkartıyor. Her iki santral devreye alındıktan sonra, türbinin kesintisiz çalışması için uygun bakım ve servis hizmetleri de Siemens tarafından sağlanabilecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com