Connect with us

Sektör Haberleri

Yeni biyokütle santrali Dartmouth’un sürdürülebilirliğini artıracak

Published

on

20190103_campus_aerial_eb_025_810

Proje, kuruluşun yenilenebilir enerji vaadinde önemli bir adımı işaret ediyor

Dartmouth, kuruluşun karbon emisyonunu azaltmaya ve yenilenebilir enerji kaynaklarına 2025 itibariyle geçişine yönelik vaadlerinin sürdürülebilirliğinde önemli bir adım atarak biyokütle enerjisi işletmesi inşa etmek ve var olan merkezi ısıtma sisteminin yerine geçecek iletim sistemini inşa etmek için teklif arayışına girdi.

200 milyon dolardan fazlaya mal olması beklenen yeni sistem, ısının üretilme şeklini değiştirerek, buhar ısısından sıcak su ısıssına geçişi getirecek ki, bu da ısıtma verimliliğini %20 oranında artıracak. Bu aynı zamanda, bölgedeki 110 binada var olan buhar borularının değiştirilmesi anlamına geliyor.

İdari Başkan Yardımcısı Rick Mills , “Bu önemli insiyatifle birlikte, Dartmouth, 2017 Dünya Günü’nde verdiğimiz sözü tutuyoruz. Bu işin alt yapısı, sürdürülebilirlik bürosu, kampüs hizmetleri, fakülte personeli, öğrencileri ve taraftarları ile birlikte yapılan araştırma ve planlamayla 8 yıldır hazırlanmaktaydı. “ diyor.

Kolej, yeni işletmenin 2025 sonunda açılması hedefiyle santralin inşa edilmesine başlıyor. Bu süreye tasarım teklifleri ve başlangıç izin süreçleri de dahil. Yeni santralin yerinin bu ilkbaharda seçilmesi bekleniyor.

Yeni işletme devreye girdiğinde, 1898’den bu yana çeşitli biçimlerde kullanılan şimdiki santral sökülecek ve kapladığı yaklaşık bir hektarlık alan da başka amaçlara uygun hale getirilecek.

Özel bir ortaklık

Gelecek birkaç ayda, kolej görevlileri şirketleri değerlendirmeye başlayacaklar; proje ortağınınsa 2020 yazında belirlenmesi bekleniyor. Kolej, enerji endüstrisindeki tecrübesinden ve kaynaklarından yararlanacağı bir ortakla çalışarak temel görevi olan eğitime odaklanmaya imkan kalmasını tercihe diyor. Dartmouth, şirkete 30 yıllık finansman, inşaat ve operasyonu kapsayan ödeme yapacak ve anlaşacağı şirket de ABD içi veya dışı olabilecek.

Isıtma santralinde çalışmakta olan 16 Dartmouth çalışanına özel şirketten pozisyon teklifi yapılacak. İşçilerin şirketten alacakları, kolejden aldıkları ödemeler ve haklarıyla yaklaşık olacak.

Sürdürülebilirlik hedeflerinin karşılanması ve geçilmesi

Proje, Vali Philip J. Hanlon tarafından hazırlanan, Dartmouth’un, sürdürülebilir enerjide, atık yönetiminde, yiyecek sistemlerinde, toprak kullanımında, taşımacılıkta ve su sistemlerinde düşük karbonlu geleceğe geçişini öngören, Nisan 2017 planının bir parçası. Bu alanlarda ilerleme kaydedildi ve çalışmalar halen sürmekte.

Öngörüye, sera gazı emisyonları 2025’te, 2010’lardaki düzeylerinin yarısında, 2050’deyse 1/5’ine indirmeyi, 2025’te No.6 fuel oilinden yenilenebilir kaynaklara geçmeyi ve enerjiyi kampüste dağıtmak için daha iyi bir sistem kurarak  verimliliği %20 oranında artırmayı hedefliyor.

Yeni işletme, No.6 fuel oilinden çıkışla birlikte %20 verimlilik artışı hedefini karşılamayı ve 2025 hedefini de oldukça geçerek sera gazı emisyonlarını 2010’lardaki değerlerinden %70 oranında azaltmayı öngörüyor.

Richard & Jane Pearl Çevre Çalışmaları profesörü Andrew Friedland, “Kampüs ısıstma sistemini sıcak suya çevirmek, verimlilikte %20 artışı, karbon emisyonunda da aynı oranda azalmayı beraberinde getirecek mükemmel bir fikir. No. 6 fuel oili bırakmak da, gerçekleştiğinde büyük bir iş olacak” açıklamasını yaptı.

Kaynak: Dartmouth News

Continue Reading
Advertisement

Sektör Haberleri

Türkiye, enerjide oyun kurucu ülke olma yolunda

Published

on

By

Rusya Başkanı Vladimir Putin’in ‘Türkiye Avrupa’nın gaz merkezi olabilir’ sözü ile Türkiye’nin küresel enerji arzındaki konumu bir kez daha teyit edildi. Hırvatistan ve Kanada’da enerji yatırımları bulunan iş adamı Murat Türel, “Putin, AB’ye Türkiye üzerinden gaz satmayı planlıyor. Avrupa’da bu konuya sıcak bakıyor. Türkiye küresel gaz piyasasında oyun kurucu ülke pozisyonuna yükseldi. Karadeniz gazı da bu liderliği perçinleyecek” dedi.

Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaş, küresel enerji arzında ciddi sıkıntılara neden oldu. Avrupa’nın Rusya’ya uyguladığı ambargolar sonrası, Moskova’nın gaz tedarikini kesmesi, AB ülkelerinde ciddi sıkıntılara yol açtı. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Azerbaycan gazı dahil olmak üzere Avrupa’nın ihtiyacını karşılayacak enerji koridorunun Türkiye’den geçmesi, ülkemizin önemini bir kez daha ortaya çıkardı. Geçtiğimiz yıllarda Hırvatistan’daki en büyük petrokimyasal tesisini, 2022 yılı başlarında ise Kanada’da aktif petrol üretimi tesisini satın alan iş adamı Murat Türel, dünyanın ciddi bir enerji krizinden geçtiğini belirterek, Türkiye’nin bu durumu fırsata çevireceğini ifade etti. Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği önemli enerji rezervlerinin ortasında olduğunu söyleyen Murat Türel, “Yakın zamanda ülkemiz enerjide oyun kurucu ülke pozisyonuna yükselecek” dedi. Türel, Rusya Başkanı Putin’in ‘Türkiye’yi enerji merkezi konumunda getireceğiz’ sözüne de dikkat çekerek, “Avrupa Rus gazına mecbur durumda. Çünkü alternatifleri zayıf. Rusya Türkiye’de yapacağı enerji depolama merkezi ile Avrupa’ya ürün satacak. Avrupa Rusya’dan değil de Türkiye’den alacak.  Bu da Türkiye’nin gücüne güç katacak” dedi.

Karadeniz’de potansiyel çok daha fazla

Karadeniz’de keşfedilen gazın tahmin edilenden daha yüksek olduğunu söyleyen Murat Türel, “Son yıllarda hükümetin enerji alanında attığı adımlar meyvelerini yeni vermeye başladı. Sondaj ve arama gemileri, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini ortaya çıkardı. Birçok ülkenin cesaret edemediği atılımlarda bulunuldu. Bu gelişmeler ışığında ilk olarak Karadeniz’de büyük bir rezerv keşfedildi. İlk etapta Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak olan rezervin boyutu tahmin edilenden çok daha fazla. Çünkü Karadeniz’deki aramalar daha da genişleyecek. İleride ise enerji ihraç eden ülke pozisyonuna yükseleceğiz” açıklamasında bulundu.

Akdeniz de iyi bir saha

Rezerv keşfi kadar, çıkarılarak üretime ve satışa geçmesinin de önemli olduğunu söyleyen Murat Türel, “Aynı şekilde depolama kısmı da önem arz ediyor. Tuz Gölü altında yer alan depolama sahası bizim için önemli. Çıkarıp, işleyip, depoladıktan sonra satışı gerçekleştirecek bir sistemi oturtursak. Türkiye ileride çok güçlü pozisyona yükselecektir. Aynı zamanda Akdeniz gazı da Karadeniz gazı kadar değerli. Orada küresel devlerin bir rant savaşı var. Türkiye kendi hakları çerçevesinde bu bilek güreşinde başarılı olacağını düşünüyorum” dedi.

 

Continue Reading

Sektör Haberleri

KPMG ve Enerji IQ’nun Türkiye’nin 2021 enerji piyasası karnesini yansıtan raporu yayımlandı

Published

on

By

KPMG ve Enerji IQ iş birliği ile hazırlanan “Enerji Sektörel Bakış, 2021” raporu Türkiye’nin elektrik, doğal gaz ve akaryakıt piyasalarının 2021 yılındaki görünümüne dair önemli bilgilere yer veriliyor. Rapora göre Türkiye’de toplam elektrik tüketiminde %9’luk yıllık büyüme yaşanırken meskenlerde yıllık elektrik tüketimi yaklaşık 3.000 kWh oldu. Doğal gaz talebinin neredeyse tamamının ithalat yoluyla karşılandığının ve en fazla doğal gaz ithal edilen ülkenin Rusya olduğunun belirtildiği rapora göre Türkiye’nin ham petrol stoku, net ithalatı 100 gün karşılamaya yetecek düzeyde.

Denetim, vergi, kurumsal finansman ve danışmanlık alanında teknoloji temelli hizmetler sunan KPMG ve enerji piyasasına yönelik bilgi ve danışmanlık hizmetleri veren Enerji IQ tarafından ortak hazırlanan, Türkiye’deki enerji sektörünün 2021 yılı görünümünü ortaya koyan “Enerji Sektörel Bakış” raporu yayımlandı. Global ve yerel ekonomik görünümün yanı sıra son küresel gelişmeler ışığında hazırlanan raporda, Türkiye’nin elektrik, doğal gaz ve akaryakıt piyasalarının görünümüne dair önemli bilgilere yer veriliyor.

Raporla ilgili değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Petrol ve Doğal Gaz Lideri Hakan Demirelli, “Enerji sektörünün küresel trendleri ve yerel gündeme ilişkin yorumların yanı sıra Türkiye elektrik, doğal gaz ve akaryakıt piyasalarının geçmiş dönemlerle karşılaştırmalı 2021 yılı analizlerini içeren raporumuz, enerji piyasalarına ilgi duyan herkese bu konularda tek başına yeterli bir kaynak olma özelliği taşıyor” dedi.
KPMG Türkiye Elektrik ve Altyapı Lideri Erman Durmaz ise raporu, “Enerji sektöründeki dijital yenilik, piyasalardaki değişkenlik ve dekarbonizasyon için artan talep ve diğer faktörlerin yönlendirdiği dönüşümü ele alan 2021 yılı enerji sektörü raporumuzun sektördeki tüm oyuncalar için işlerini nasıl ayarlayacaklarını, değişen müşteri taleplerini nasıl karşılayacaklarını ve yeni fırsatlardan nasıl yararlanacaklarını araştırırken yararlanabilecekleri iyi bir kaynak olacağını inanıyorum” şeklinde değerlendirdi.

Enerji piyasasında doğru bilgiye ve güvenilir analize hızlı ulaşmanın artan önemine dikkat çeken Enerji IQ Bilgi Servisleri Genel Müdürü Emre Ertürk de “Enerji piyasasında veriye erişimin önündeki engeller büyük oranda kalktı. Ancak, güvenilir bilgiye ve öngörüye dayanan analizlere duyulan ihtiyaç sürekli artıyor. KPMG ile birlikte hazırladığımız raporun, bu gereksinimi karşılamasını umuyoruz” dedi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki aylık payı ilk defa 50’ye ulaştı
Rapora göre 2021 yılında Türkiye’nin elektrik üretimi %9 artışla 329 TWh’e ulaştı. Rüzgâr ve güneş santrallerinin elektrik üretiminde payı toplamda %13’e çıkarken, düşük su seviyelerinden dolayı hidroelektrik santrallerin yıllık elektrik üretiminde %29 azalma kaydedildi. Elektrik enerjisi üretiminde hidroelektrik santrallerinin payındaki bu düşüş, doğal gaz santrallerindeki artan üretim ile karşılandı. Güneşe dayalı kurulu güç yıl sonunda 7,9 GW’a ulaşırken, toplam 117 TWh olarak gerçekleşen yenilenebilir üretimin %64’ü Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında faaliyet gösteren santrallerden geldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki aylık payı ilk defa Nisan 2021’de %50’ye ulaştı.

Toplam elektrik tüketiminde %9’luk yıllık büyüme yaşandı
Elektrik tüketimindeki yıldan yıla değişim, Türkiye’nin GSYH büyüme oranıyla uyumlu bir şekilde ilerledi. Öte yandan, her yıl artmaya devam eden kişi başı elektrik tüketimi son 10 yıldır kişi başına düşen GSYH’den tamamen ayrışmış göründü. Türkiye’nin toplam elektrik tüketimi, 2021 sonu itibarıyla %9’luk yıllık büyümeyle 327 TWh’e ulaştı. Elektrik tüketiminde sanayi %44 ile başı çekerken, bunu %24’lük eşit pay ile mesken ve ticarethaneler izledi. Aydınlatma ve tarımsal sulama, sırasıyla %2 ve %5 ile elektriğin diğer tüketim alanlarını oluşturdu.

Meskenlerde yıllık elektrik tüketimi yaklaşık 3.000 kWh oldu
Yıl sonu itibarıyla mesken abone sayısı 39 milyona yaklaştı, ticarethane abone sayısı ise 7 milyonu geçti. 2020’nin ikinci yarısındaki azalmaya karşın 2021 yılı abone sayısındaki en yüksek artış hızı %8 ile sanayide oldu ve 87 bini geçti. Ülke genelinde mesken abonesi başına ortalama yıllık elektrik enerjisi tüketimi yaklaşık 3.000 kWh olarak hesaplandı. Güncel serbest tüketici limiti ise yıllık 1.100 kWh olarak belirlendi.

Elektrik üretiminde son beş yılın en yüksek artışı
Elektrik üretimi son beş yılın en yüksek artışı olan yıllık %9’luk büyüme ile 329 TWh olarak gerçekleşti. Elektrik üretiminde doğal gazın payı geçen iki yıla kıyasla arttı ve %33 olarak gerçekleşti. Doğal gaz santrallerini sırasıyla toplam %30 ile ithal kömür ve linyit santralleri ve toplam %17 ile akarsu ve barajlı hidroelektrik santraller izledi. 2021 yılında hidroelektrik santrallerin üretimindeki düşüş, doğal gazdaki artış ile karşılandı.

Enerji üretiminde rüzgâr ve güneş rekor kırdı
Yenilenebilir enerji ile ilgili verilerin de yer aldığı rapora göre, 2021 yılında enerji üretiminde hem rüzgâr hem de güneş rekor kırdı ve üretimde payları sırasıyla %9 ve %4 oldu. Hidroelektrik, rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve güneş santrallerinden gelen toplam yenilenebilir elektrik üretimi 117 TWh ile yıllık üretimin %35’ini sağladı. Yenilenebilir üretimin %64’üne karşılık gelen 74 TWh YEKDEM kapsamında gerçekleşti. YEKDEM katılımında rüzgâr santralleri 25 TWh ile ilk sırada, hidroelektrik santraller ise 22 TWh ile ikinci sırada yer aldı.

Enerji fiyatlarında çok ciddi artışlar görüldü
2021 yılının özellikle son çeyreğinde elektrik piyasa fiyatlarında çok ciddi artışlar yaşandı. Artışın nedenleri arasında kısıtlamaların sona ermesi ile artan talep, kuraklıktan dolayı hidroelektrik santrallerin düşük doluluk oranları, mevsim normalleri üstündeki yaz sıcaklıkları, rekor düzeylere çıkan ithal kömür ve doğal gaz fiyatları ve doğal gaz ithalatında artan spot LNG’nin payı sayılabilir.

Türkiye’de doğal gaz talebinin %99’undan fazlası ithalat yoluyla karşılanıyor
2021 yılı, Türkiye doğal gaz piyasası için de kolay kolay hafızalardan silinmeyecek gelişmelere sahne oldu. Rapora göre Türkiye’nin ortalama yıllık tüketiminin %26’sına karşılık gelen 15,9 milyar m3 miktarlı uzun dönemli doğal gaz kontratlarının geçen yıl içerisinde sona ermeye başlaması, ülkenin doğal gaz arz tercihlerini yeniden belirlemesi gerekliliğini ortaya çıkardı. Yıllık doğal gaz talebi 60 milyar m3 seviyesine ulaşan Türkiye; Almanya ve İtalya ile birlikte Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. Ancak Türkiye’nin doğal gaz üretiminin 2011 – 2021 döneminde ulaştığı 476,82 milyon m3 ortalama miktar, talebin %99’undan fazlasının ithalat yoluyla karşılanmasına neden oluyor. Türkiye Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri olmayı sürdürse de sınırlı doğal gaz üretimi, talebin neredeyse tamamının ithalat yoluyla karşılanmasına neden oluyor.

Türkiye’nin en fazla doğal gaz ithal ettiği ülke Rusya
Türkiye, 2021 yılı içerisinde ithal ettiği 58,70 milyar m3 doğal gazın %44,87’sine karşılık gelen 26,34 milyar m3’ü Rusya Federasyonu’ndan ithal etti. Boru hatları ile gaz ithal edilen İran’ın payı 9,43 milyar m3 ile %16,07 olurken, Azerbaycan’ın payı ise Nisan 2021 döneminde süresi biten 6,6 milyar m3/yıl kontrat nedeniyle 8,82 milyar m3 ile %15,03 oranına geriledi. Azerbaycan’dan ithal edilen doğal gaz miktarı, bu nedenle bir önceki seneye göre 2,73 milyar m3 azaldı.

Türkiye’nin ham petrol stoku, net ithalatı 100 gün karşılamaya yetecek düzeyde
Doğal gaza benzer şekilde ülkemizin ham petrol ihtiyacının %90’ı da ithalat yoluyla karşılanıyor. Türkiye 2021 yılında 3,4 milyon ton ham petrol üretti. Bu toplam 34,8 milyon ton olan arzın %10’unu oluşturdu. Derlenen aylık bildirimlere göre Türkiye’nin rafinerilerinde tutulan toplam ham petrol stoku, 2021 yılı sonu itibarıyla ülkenin net ithalatını 100 gün karşılamaya yetecek düzeyde.

Türkiye, günlük ham petrol üretimini 2023 yılına kadar %75 oranında artırmayı hedefliyor
Artan ham petrol talebi ve arzda %90 oranında dışa bağımlılık karşısında son yıllarda yeni petrol sahaları için arama çalışmalarını hızlandı. Mevcut kuyuların çoğunun üretim verimi, sahaların ilerleyen yaşı nedeniyle düşüyor. Ancak TPAO, günlük ham petrol üretiminin 2023 yılına kadar %75 oranında artmasını hedefliyor. Bu doğrultuda yeni konvansiyonel olmayan arama faaliyetlerine ek olarak, son yıllarda kamu envanterine katılan iki sismik araştırma ve üç sondaj gemisinden oluşan filoyla Karadeniz ve Akdeniz’de arama faaliyetlerine başlandı. Sakarya sahasındaki derin deniz sondajları sonucunda 2020 yılında Tuna-1 kuyusunda ve 2021 yılında Amasra-1 kuyusunda bulunan doğal gaz rezervleri, açıklanan ilk keşifler oldu.

Akaryakıtta en fazla talep motorinde
Türkiye’de yılda toplam 40 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip beş adet rafineri bulunuyor. Bu rafinerilerin 2021 yılında ürettikleri toplam 26,2 milyon ton akaryakıt, Türkiye’nin 37,4 milyon ton akaryakıt arzının %70’ini oluşturdu. Kalan 11,2 milyon ton ise %81’i motorin olmak üzere ithal edildi. Öte yandan 2021 yılında oluşan toplam talebin %78’i tüketime, %22’i ise ihracata yönelik oldu. Kısıtlamaların kalkmasıyla artan ulaşım faaliyetlerinin de etkisiyle akaryakıt talebi Mart 2021’den itibaren yükseldi. Motorin, 28,8 milyon ton ile toplam yıllık talebin %74’ünü oluşturdu. Bunu 4,7 milyon ton ile benzin ve 3,5 milyon ton ile havacılık yakıtları izledi. Denizcilik yakıtı talebi 1,3 milyon ton iken fuel oil talebi 0,5 milyon ton oldu.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Continue Reading

Sektör Haberleri

TWRE & Zorlu Enerji, Dünya Kadın Mühendisler Günü’nde enerjisi bitmeyen mühendis kadınları bir araya getirdi

Published

on

By

Zorlu Holding’in dünyadaki paydaş temelli dönüşüme yanıt veren ortak stratejisi olan Akıllı Hayat 2030 odağında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sağlama konusunda proaktif davranan Zorlu Enerji, toplum için yüksek değer yaratacak etkinliklere imza atmaya devam ediyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği yaklaşımıyla iş gücüne eşit katılımı sağlamak amacıyla üzerine düşen tüm sorumlulukları sahiplenen Zorlu Enerji ve Turkish Women in Renewables and Energy (TWRE), Dünya Kadın Mühendisler Günü’ne özel olarak gerçekleştirilen ‘Enerjisi Bitmeyen Mühendis Kadınlar’ panelinde alanında uzman kadın mühendisleri ağırladı.

“İşin cinsiyeti olmaz uzmanı olur”

Dünya Kadın Mühendisler Günü’nün anlamına uygun olarak düzenlenen ‘’Enerjisi Bitmeyen Mühendis Kadınlar’’ panelinde, kadınların her meslekte uzmanlaşması için önünün açılması ve teşvik edilmesinin önemi konuşuldu. Sürdürülebilir bir toplum için ön koşulunun ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’nin sağlanması olduğu ve mesleklerin cinsiyetten bağımsız olması gerektiği gerektiği konusunda dikkat çekilen panelde; kararlılık, emek ve cesaretle, kadınların mühendislik sektöründe, neler başarabileceği gözler önüne serildi.

Hayatın her alanında ve iş yaşamında ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’nin desteklenmesi ve toplumda kadınların güçlendirilmesi yönünde daha fazla aksiyon alınması gerektiğine dikkat çekilen panel, TWRE Kurucu Başkanı Sedef Budak moderatörlüğünde, CIGRE Women in Engineering Yönetim Kurulu Temsilcisi Dilek Gürsu,

MÜKAD Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Züleyha Özcan, Akademisyen, Girişimci Dr. Duygu Erten, PE ve Zorlu Enerji Proje Yöneticisi Seher Kahraman’ın katılımı ile yapıldı.

 “Mühendislik, mesleki ayrımcılığın en fazla görüldüğü sektörlerden biri”

Kadınların işgücü piyasasındaki bugünkü konumlarına birçok mücadelenin neticesinde geldiklerini belirten TWRE Kurucu Başkanı Sedef Budak, kadınların mesleki ayrımcılığa en fazla maruz kaldığı sektörlerden birinin mühendislik olduğunu söyledi. Politika, akademi ve özel sektörde güçlü kadın rollerinin, bilim ve mühendislik alanında kadın istihdamını yükselteceğine dikkat çeken CIGRE Women in Engineering Yönetim Kurulu Temsilcisi, Dilek Gürsu, farklı bakış açısına sahip kadın mühendislerin özel şirketlerde ve kamuda desteklenmelerinin ülkemizde güçlü kadın rol modelleri ortaya çıkaracağını belirtti. MÜKAD Mimar ve Mühendis Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Züleyha Özcan da Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin tüm dünyanın sorunu olduğunu, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini dikkate alarak ilerleyen ülkelerin ekonomilerinde ciddi bir büyüme yaşandığını ifade etti. Akademisyen, Girişimci Dr. Duygu Erten, PE ise sektörde mühendisler kadar ara elemanlara da ihtiyaç olduğunu belirterek, “Çocukların yeteneklerini genç yaşta keşfederek, yapacağımız doğru yönlendirmeyle iyi teknikerler yetiştirmeliyiz. Böylelikle ülkemizin yenilenebilir enerji teknolojilerinde ihtiyaç duyacağı ara eleman istihdamına da katkıda bulunmuş oluruz” dedi.

Zorlu Enerji olarak fırsat eşitliğini hayata geçirmek için çalışıyoruz”

Panelist olarak yer alan Zorlu Enerji Proje Yöneticisi Seher Kahraman Akıllı Hayat 2030 yaklaşımı doğrultusunda Zorlu Enerji’nin Eşit Bir Hayat programını uygulamaya aldığını ve bu programla şirket içi kadın istihdamının her geçen gün daha da arttırdığını paylaşırken, panelin kapanış konuşmasını yapan Zorlu Enerji Kurumsal İletişim Grup Müdürü Funda Küçükosmanoğlu, “Sürdürülebilirliğin temelinde olmazsa olmaz çalışanımız yer alıyor.  Bu nedenle fırsat eşitliğini sadece kadın istihdamı ve kariyer yönetimi alanında değil, işimizin tamamında hayata geçirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Continue Reading

Trendler