Connect with us

Sektör Haberleri

Yeni biyokütle santrali Dartmouth’un sürdürülebilirliğini artıracak

Yayın Tarihi

on

20190103_campus_aerial_eb_025_810

Proje, kuruluşun yenilenebilir enerji vaadinde önemli bir adımı işaret ediyor

Dartmouth, kuruluşun karbon emisyonunu azaltmaya ve yenilenebilir enerji kaynaklarına 2025 itibariyle geçişine yönelik vaadlerinin sürdürülebilirliğinde önemli bir adım atarak biyokütle enerjisi işletmesi inşa etmek ve var olan merkezi ısıtma sisteminin yerine geçecek iletim sistemini inşa etmek için teklif arayışına girdi.

200 milyon dolardan fazlaya mal olması beklenen yeni sistem, ısının üretilme şeklini değiştirerek, buhar ısısından sıcak su ısıssına geçişi getirecek ki, bu da ısıtma verimliliğini %20 oranında artıracak. Bu aynı zamanda, bölgedeki 110 binada var olan buhar borularının değiştirilmesi anlamına geliyor.

İdari Başkan Yardımcısı Rick Mills , “Bu önemli insiyatifle birlikte, Dartmouth, 2017 Dünya Günü’nde verdiğimiz sözü tutuyoruz. Bu işin alt yapısı, sürdürülebilirlik bürosu, kampüs hizmetleri, fakülte personeli, öğrencileri ve taraftarları ile birlikte yapılan araştırma ve planlamayla 8 yıldır hazırlanmaktaydı. “ diyor.

Kolej, yeni işletmenin 2025 sonunda açılması hedefiyle santralin inşa edilmesine başlıyor. Bu süreye tasarım teklifleri ve başlangıç izin süreçleri de dahil. Yeni santralin yerinin bu ilkbaharda seçilmesi bekleniyor.

Yeni işletme devreye girdiğinde, 1898’den bu yana çeşitli biçimlerde kullanılan şimdiki santral sökülecek ve kapladığı yaklaşık bir hektarlık alan da başka amaçlara uygun hale getirilecek.

Özel bir ortaklık

Gelecek birkaç ayda, kolej görevlileri şirketleri değerlendirmeye başlayacaklar; proje ortağınınsa 2020 yazında belirlenmesi bekleniyor. Kolej, enerji endüstrisindeki tecrübesinden ve kaynaklarından yararlanacağı bir ortakla çalışarak temel görevi olan eğitime odaklanmaya imkan kalmasını tercihe diyor. Dartmouth, şirkete 30 yıllık finansman, inşaat ve operasyonu kapsayan ödeme yapacak ve anlaşacağı şirket de ABD içi veya dışı olabilecek.

Isıtma santralinde çalışmakta olan 16 Dartmouth çalışanına özel şirketten pozisyon teklifi yapılacak. İşçilerin şirketten alacakları, kolejden aldıkları ödemeler ve haklarıyla yaklaşık olacak.

Sürdürülebilirlik hedeflerinin karşılanması ve geçilmesi

Proje, Vali Philip J. Hanlon tarafından hazırlanan, Dartmouth’un, sürdürülebilir enerjide, atık yönetiminde, yiyecek sistemlerinde, toprak kullanımında, taşımacılıkta ve su sistemlerinde düşük karbonlu geleceğe geçişini öngören, Nisan 2017 planının bir parçası. Bu alanlarda ilerleme kaydedildi ve çalışmalar halen sürmekte.

Öngörüye, sera gazı emisyonları 2025’te, 2010’lardaki düzeylerinin yarısında, 2050’deyse 1/5’ine indirmeyi, 2025’te No.6 fuel oilinden yenilenebilir kaynaklara geçmeyi ve enerjiyi kampüste dağıtmak için daha iyi bir sistem kurarak  verimliliği %20 oranında artırmayı hedefliyor.

Yeni işletme, No.6 fuel oilinden çıkışla birlikte %20 verimlilik artışı hedefini karşılamayı ve 2025 hedefini de oldukça geçerek sera gazı emisyonlarını 2010’lardaki değerlerinden %70 oranında azaltmayı öngörüyor.

Richard & Jane Pearl Çevre Çalışmaları profesörü Andrew Friedland, “Kampüs ısıstma sistemini sıcak suya çevirmek, verimlilikte %20 artışı, karbon emisyonunda da aynı oranda azalmayı beraberinde getirecek mükemmel bir fikir. No. 6 fuel oili bırakmak da, gerçekleştiğinde büyük bir iş olacak” açıklamasını yaptı.

Kaynak: Dartmouth News

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

Tanay Sıdkı Uyar, WBA başkan yardımcılığına seçildi

Yayın Tarihi

on

Dünya Biyoenerji Birliği (WBA) 2020 dönemi yıllık toplantısında Christian Rakos yönetim kurulu başkanlığı görevine getirildi. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar ise WBA’nın yeni yönetim kurulunda başkan yardımcılarından biri oldu.

2020 dönemi yıllık toplantısını online olarak gerçekleştiren Dünya Biyoenerji Birliği (WBA) yeni yönetim kurulunu belirledi. WBA yönetim kurulu başkanı Christian Rakos oldu. Fizikçi olan Rakos, tüm profesyonel yaşamını yenilenebilir enerji kullanımı ile uğraşarak geçirdi. Önce Avusturya Bilimler Akademisi Teknoloji Değerlendirme Enstitüsü’nde, ardından Avusturya Enerji Ajansı’nda, son olarak da Avusturya Pellet Derneği Genel Müdürü olarak görev yaptı. Rakos aynı zamanda Avrupa Pellet Derneği’nin kurucu başkanı ve Avusturya Çevre Koruma Bilimciler Forumu ve Avusturya Çevre ve Teknoloji Derneği yönetim kurulu üyesiydi. Bununla birlikte Rakos, Avusturya Biyokütle Birliği ve Yenilenebilir Enerji Avusturya Şemsiye Derneği yönetim kurulu üyesidir.

WBA Yönetim Kurulu Başkanı Rakos şunları söyledi: “Biyoenerjinin sürdürülebilir kullanımı iklim değişikliğiyle mücadelemizde önemli bir rol oynuyor. Modern teknolojiye ve sürdürülebilir yönetime dayalı biyoenerjinin kullanılması büyük bir potansiyele sahiptir. Bu bağlamda katkıda bulunmak benim için büyük bir zevk ve onurdur. Bir geçişin sağlanması ve sürdürülebilir biyoenerji kullanımının sağlanması WBA’nın yeni başkanı olarak benim en önemli hedefimdir.

Türkiye’den Prof. Dr. Uyar yönetim kurulunda yer aldı

WBA’nın yeni yönetim kurulu dünya çapında pek çok ülkeden profesyoneller yer aldı. Türkiye’den Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, yönetim kurulunda yer aldı ve başkan yardımcılığı görevini üstlendi. Tanay Sıdkı Uyar aynı zamanda Eurosolar Türkiye Başkanlığı görevini de yürütüyor.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Organik atıklar dünya çapında temiz enerji için büyük potansiyel barındırıyor

Yayın Tarihi

on

Yazar

Organik atıklar dünya çapında temiz enerji için büyük potansiyel barındırıyor

Yeni IEA raporuna göre, dünyanın biyogaz ve biyometan kaynakları, sera gazı emisyonlarını azaltırken küresel gaz talebinin % 20’sini karşılayabilir.

Uluslararası Enerji Ajansı‘nın geçtiğimiz günlerde yayınladığı yeni rapora göre, Dünya, bugünkü küresel gaz talebinin yaklaşık% 20’sini karşılayabilecek olan, organik atıklardan gaz üretme potansiyelinin sadece bir kısmını kullanıyor.

Modern toplumlar ve ekonomiler, sürdürülebilir kalkınma için çok boyutlu faydaları olan biyogaz ve biyometan, temiz enerji kaynakları üretmek için git gide artan miktarlarda organik atık ortaya çıkarmaktadırlar. Biyogaz, topluluklar için lokal güç ve ısı kaynağı ve haneler için temiz pişirme yakıtı sunmaktadır. Bunun biyometana yükseltgenmesi, net gaz emisyonları olmaksızın doğal gazın enerji sistemine sağlayacağı tüm katkıları beraberinde getirir.

IEA Genel Direktörü Dr. Fatih Birol “Biyogaz ve biyometan sürdürülebilir bir enerji geleceğinde önemli roller oynayabilir. Ancak şu an atık kesme ve emisyonları azaltma fırsatını kaçırıyoruz” diyor. “Hükümetlerden gelecek baskı, biyogaz ve biyometana enerji, ulaşım, tarım ve çevre üzerindeki faydaları ile gerekli ivmeyi verebilir.”

Dünyanın her bölgesi biyogaz ve / veya biyometan üretmek için gereken kapsama sahiptir. IEA’nın Biyogaz ve Biyometan Görünümü raporuna göre, bu amaçlar için sürdürülebilir hammaddelerin varlığı, 2040 yılına kadar% 40 oranında büyüyecek.

En büyük potansiyel, doğal gaz tüketiminin ve ithalatının son yıllarda hızla büyüdüğü Asya-Pasifik bölgesinde yatmaktadır. Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa ve Afrika’da da önemli miktarlarda kapasite vardır.

IEA raporunda incelenen biyometan kaynaklarının çoğunun üretimi, bölgelerindeki mevcut doğal gaz fiyatlarından daha pahalıdır. Ancak maliyet farkının zamanla daralması öngörülmektedir. Kaçınılması gereken karbondioksit ve metan emisyonlarının değerinin bilinmesi, biyometanın arzu edilen maliyet-etkinliğini gerçekleştirilebilmesi için gereken yolu uzatmaktadır.

Bu gazların üretimi ve kullanımı, kaynakların sürekli olarak kullanıldığı ve yeniden kullanıldığı, enerji hizmetlerinde artan talebin karşılanabildiği ve aynı zamanda daha kapsamlı çevresel faydaların sağlanabildiği bir daire ekonomisi düşüncesini içermektedir.

Dr. Birol, “Hükümetler temiz enerji geçişlerini hızlandırmaya çalışırken, biyometan ve biyogaz gibi düşük karbonlu gazların önemini unutmamalılar” dedi. “Diğer faydalarının yanı sıra biyogaz ve biyometan, kırsal alanda yaşayanları ve endüstrileri enerji sektörünün dönüşümüne dahil etmek için bir yol sunuyor”.

Devamını Oku

Biyokütle

Türkiye’nin en büyük ikinci biyokütle santrali 2020’de devrede

Yayın Tarihi

on

Yazar

Siemens buhar türbinleri

Samsun Çarşamba Biyokütle Enerji Santrali, 250 bin ton zirai ve ormansal atıktan, yılda yaklaşık 200 milyon kWh yenilenebilir enerji üretecek. Santralde Siemens’in 27MWe gücündeki SST-300 buhar türbini kullanılacak.Türkiye’nin en büyük ikinci biyokütle santrali unvanına sahip olan tesis, Ağustos 2020’de devreye alınacak.

Siemens, yüksek verimlilik sunan türbinleriyle Türkiye’nin atık bertarafına ve temiz enerji üretimine katkıda bulunmayı sürdürüyor. Oltan Köleoğlu Enerji’nin yatırımcısı olduğu ve Mimsan Endüstri Kazanları A.Ş’nin taahhüt sorumluluğunu üstlendiği Samsun Çarşamba Biyokütle Enerji Santrali’nde (BES) Siemens’in 27MWe gücündeki SST-300 buhar türbinleri için sözleşme imzalandı.

Tesis, yılda 250 bin ton zirai ve ormansal atık bertaraf edecek ve yaklaşık 200 milyon kWh yenilenebilir elektrik enerjisi üretecek.

Siemens, bu sayede ‘sıfır atık’ ve ‘yerli enerji’ alanlarında ülkemizin enerji politikasına ciddi katkı sağlayacak. Samsun Çarşamba BES’in Ağustos 2020’de devreye girmesi planlanıyor.

Öte yandan aynı grubun yakın zamanda devreye alınacak bir diğer büyük yatırımı olan 27MW’lık Afyon Eber BES projesinde de yine Siemens SST-300 Buhar Türbini tercih edilmişti. Siemens’in 2018 yılında dahil olduğu projede, türbin montaj faaliyetlerinde artık son aşamaya gelindi. Her iki santral, Siemens buhar türbinleriyle elektrik üretmeye başladığında, Türkiye’nin en büyük ikinci biyokütle santrali unvanını paylaşacak. Siemens’in Türkiye’de imzaladığı 9 ayrı biyokütle santralinde toplam kurulu güç yaklaşık olarak 80MW’a ulaştı.

Biyokütle projelerine türbin de, finansman da Siemens’ten…

Samsun Çarşamba BES projesinde 27MW çıkış gücünde Kondenserli Buhar Türbini, yardımcı ekipmanlar ve türbin kontrol sistemi sağlayacak olan Siemens; montaj ve devreye alma süreçlerini de Türkiye’deki uzman mühendis kadrosuyla yönetecek.

Proje kapsamına göre çeşitli finansman modelleri sunabilen Siemens, Samsun Çarşamba BES projesinde leasing çözümü sağladı. Finansal kiralama çözümü, uygun ödeme koşulları ile proje nakit akışına olumlu katkı sunmaktadır. Ayrıca günlerle ifade edilebilecek kısa onay süresi ile biyokütle projelerinin yaşadığı termin sorunlarının aşılmasında da ciddi destek sağlıyor.

Türkiye’de kurulu, deneyimli bir servis organizasyonu olması; işletme güvenilirliği açısından Siemens’i ön plana çıkartıyor. Her iki santral devreye alındıktan sonra, türbinin kesintisiz çalışması için uygun bakım ve servis hizmetleri de Siemens tarafından sağlanabilecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com