Connect with us

Sektör Haberleri

Kojenerasyon Derneği’nin yeni yönetimi belli oldu

Yayın Tarihi

on

Türkiye’nin ilk “enerji derneği olan” Türkiye Kojenerasyon Derneği’nin 11. Olağan Genel Kurulu, 16 Haziran 2021 tarihinde İTÜ Maçka Tesisleri’nde yapıldı. Genel Kurul’da ENERKO Genel Müdürü Yavuz Aydın yeniden başkan seçildi.

Çok yüksek katılımla gerçekleşen Genel Kurul’da, FinnTürker Genel Müdürü Emre Arıcan ve Sektörel Fuarcılık Genel Müdürü Feraye Gürel de Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak seçildi.

Dernek yönetiminde “ilk kadın”

Söz konusu genel kurulu diğer kurullardan ayıran en önemli unsur, 23 yıllık dernek tarihinde Yönetim Kurulu’nda ilk kez bir kadın üyeye de yer verilmiş olması oldu. Derneğin 12. Olağan Genel Kurulu’nun “Divan Başkanlığı”nı da üstlenen Sektörel Fuarcılık Genel Müdürü Feraye Gürel, yalnızca Yönetim Kurulu’na seçilmekle kalmadı, derneğin “Başkan Yardımcısı” olarak da görevlendirildi.

“Kadın üye sayısını artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında”

Genel Kurul’da alınan kararla, derneğin gelecek hedefleri arasında kadın üye sayısının artırılması ve yönetim içerisinde çoğunluk olarak kadın üyelerin yer almaları konusu birincil hedefler arasında yer aldı. Türkiye Kojenerasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Aydın, sektörün ilerlemesi yönünde yaptıkları çalışmaları bundan sonra da yoğunlaştırarak devam ettireceklerini belirtirken özellikle “enerji sektöründe ve özellikle kojenerasyon alanında kadın profesyonel varlığını artırmak” amacıyla çalışacaklarını sözlerine ekledi.

Yeni yönetim

Türkiye Kojenerasyon Derneği 2021-2022 Faaliyet Dönemi’nin Yeni Yönetim Kurulu şu şekilde belirlendi:

  • Yavuz Aydın, Enerko Yönetim Kurulu Başkanı
  • Feraye Gürel, Sektörel Fuarcılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Yrd.
  • Emre Arıcan, FinnTürker Yönetim Kurulu Başkan Yrd.
  • Süha Işıklı, Siemens Enerji Yönetim Kurulu Üyesi
  • Merve Öztunç, Baker Hughes Yönetim Kurulu Üyesi
  • Sabri Çakmak, Hayat Kimya Yönetim Kurulu Üyesi
  • Ali Kındap, Zorlu Enerji Yönetim Kurulu Üyesi
  • Coşkun Özalp, İltekno Yönetim Kurulu Üyesi
  • Ömer Özdemir, Ülke Enerji Yönetim Kurulu Üyesi
  • Atay Arpacıoğulları, Tres Enerji Yönetim Kurulu Üyesi

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

TWRE & Zorlu Enerji, Dünya Kadın Mühendisler Günü’nde enerjisi bitmeyen mühendis kadınları bir araya getirdi

Yayın Tarihi

on

Yazar

Zorlu Holding’in dünyadaki paydaş temelli dönüşüme yanıt veren ortak stratejisi olan Akıllı Hayat 2030 odağında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sağlama konusunda proaktif davranan Zorlu Enerji, toplum için yüksek değer yaratacak etkinliklere imza atmaya devam ediyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği yaklaşımıyla iş gücüne eşit katılımı sağlamak amacıyla üzerine düşen tüm sorumlulukları sahiplenen Zorlu Enerji ve Turkish Women in Renewables and Energy (TWRE), Dünya Kadın Mühendisler Günü’ne özel olarak gerçekleştirilen ‘Enerjisi Bitmeyen Mühendis Kadınlar’ panelinde alanında uzman kadın mühendisleri ağırladı.

“İşin cinsiyeti olmaz uzmanı olur”

Dünya Kadın Mühendisler Günü’nün anlamına uygun olarak düzenlenen ‘’Enerjisi Bitmeyen Mühendis Kadınlar’’ panelinde, kadınların her meslekte uzmanlaşması için önünün açılması ve teşvik edilmesinin önemi konuşuldu. Sürdürülebilir bir toplum için ön koşulunun ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’nin sağlanması olduğu ve mesleklerin cinsiyetten bağımsız olması gerektiği gerektiği konusunda dikkat çekilen panelde; kararlılık, emek ve cesaretle, kadınların mühendislik sektöründe, neler başarabileceği gözler önüne serildi.

Hayatın her alanında ve iş yaşamında ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’nin desteklenmesi ve toplumda kadınların güçlendirilmesi yönünde daha fazla aksiyon alınması gerektiğine dikkat çekilen panel, TWRE Kurucu Başkanı Sedef Budak moderatörlüğünde, CIGRE Women in Engineering Yönetim Kurulu Temsilcisi Dilek Gürsu,

MÜKAD Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Züleyha Özcan, Akademisyen, Girişimci Dr. Duygu Erten, PE ve Zorlu Enerji Proje Yöneticisi Seher Kahraman’ın katılımı ile yapıldı.

 “Mühendislik, mesleki ayrımcılığın en fazla görüldüğü sektörlerden biri”

Kadınların işgücü piyasasındaki bugünkü konumlarına birçok mücadelenin neticesinde geldiklerini belirten TWRE Kurucu Başkanı Sedef Budak, kadınların mesleki ayrımcılığa en fazla maruz kaldığı sektörlerden birinin mühendislik olduğunu söyledi. Politika, akademi ve özel sektörde güçlü kadın rollerinin, bilim ve mühendislik alanında kadın istihdamını yükselteceğine dikkat çeken CIGRE Women in Engineering Yönetim Kurulu Temsilcisi, Dilek Gürsu, farklı bakış açısına sahip kadın mühendislerin özel şirketlerde ve kamuda desteklenmelerinin ülkemizde güçlü kadın rol modelleri ortaya çıkaracağını belirtti. MÜKAD Mimar ve Mühendis Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Züleyha Özcan da Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin tüm dünyanın sorunu olduğunu, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini dikkate alarak ilerleyen ülkelerin ekonomilerinde ciddi bir büyüme yaşandığını ifade etti. Akademisyen, Girişimci Dr. Duygu Erten, PE ise sektörde mühendisler kadar ara elemanlara da ihtiyaç olduğunu belirterek, “Çocukların yeteneklerini genç yaşta keşfederek, yapacağımız doğru yönlendirmeyle iyi teknikerler yetiştirmeliyiz. Böylelikle ülkemizin yenilenebilir enerji teknolojilerinde ihtiyaç duyacağı ara eleman istihdamına da katkıda bulunmuş oluruz” dedi.

Zorlu Enerji olarak fırsat eşitliğini hayata geçirmek için çalışıyoruz”

Panelist olarak yer alan Zorlu Enerji Proje Yöneticisi Seher Kahraman Akıllı Hayat 2030 yaklaşımı doğrultusunda Zorlu Enerji’nin Eşit Bir Hayat programını uygulamaya aldığını ve bu programla şirket içi kadın istihdamının her geçen gün daha da arttırdığını paylaşırken, panelin kapanış konuşmasını yapan Zorlu Enerji Kurumsal İletişim Grup Müdürü Funda Küçükosmanoğlu, “Sürdürülebilirliğin temelinde olmazsa olmaz çalışanımız yer alıyor.  Bu nedenle fırsat eşitliğini sadece kadın istihdamı ve kariyer yönetimi alanında değil, işimizin tamamında hayata geçirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Temiz enerji sektörünün gelişimi için 180 uzman fikirleriyle katkı verdi

Yayın Tarihi

on

Yazar

Temiz Enerji sektörünün gelişim alanlarını tespit etmek amacı ile gerçekleştirilen Odak Grup Toplantıları, 16 Haziran 2021 tarihinde çevrimiçi olarak düzenlenen altıncısı ile sona erdi. Toplantılara sektörle ilgili değişik alanlarda uzmanlığı bulunan 180 kişi görüş ve önerileri ile katıldı.  

“İzmir Temiz Enerji Sektörel Dönüşümü” Teması ile gerçekleştirilen son toplantıda, daha önceki toplantıların sonuçları önceliklendirildi. Toplantının moderasyonunu yapan BEST For Energy Projesi Takım Lideri Ekin TAŞKIN, gerçekçi ve uygulanabilir eylem planı hazırlayabilmek için mevcut durumu derinlemesine analiz etmenin ve sektördeki gelecek trendlerini anlamanın kritik başarı faktörü olduğunu belirtti. Tamamladıkları değer zinciri analizinin sonuçları ile ilgili önemli verileri paylaşan Taşkın, pandemi nedeniyle yaşanan daralmaya rağmen Temiz Enerji ve Temiz Teknoloji Sektöründe görüştükleri 152 firmanın % 80’inden fazlasının son iki yılda hem cirolarını hem de karlılıklarını artırdıklarını belirterek, Temiz Enerji ve Temiz Teknoloji Sektörünün Türkiye için önümüzdeki dönemin yıldız sektörü olduğunu söyledi. 

Proje kapsamında gerçekleştirilen odak grup toplantılarında gelecek trendleri, dönüşüme uygun sektörler, altyapı projeleri, insan kaynağı gelişimi, yeni girişimcilerin destekleneceği alanlar gibi birçok başlık altında onlarca fikir çevrimiçi uygulamaların aracılığı ile tüm katılımcılar tarafından önceliklendirildi. 

Toplantıda, işbirliği ve koordinasyonun Temiz Enerji ve Temiz Teknoloji Sektörünün rekabet gücünün artırılmasına yönelik çalışmalar için çok önemli olduğu ve Odak Grup Toplantıları ile sektördeki işbirliği için sağlam bir temel atıldığı belirtildi. BEST For Enerji Projesi Koordinatörü Hülya ULUSOY SUNGUR, söz konusu işbirliği ortamının önümüzdeki dönemde hem BEST For Energy Projesi hem de İzmir Kalkınma Ajansı’nın Temiz Enerji Sektörüne yönelik diğer projelerinin başarıya ulaşmasını sağlayacağını belirterek tüm katılımcılara katkılarından dolayı teşekkür etti. 

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Müsilaj oluşumuna karşı yerli buluş: Eko-bataklık

Yayın Tarihi

on

Yazar

Ankara Üniversitesi Toprak Bilimi bölümünden Prof. Dr. Günay Erpul ve Tarım ve Orman Uzmanı Adem Bilginin, müsilaj oluşumuna karşı üretilen döngüsel ekonomik eko-bataklık çözümünü konu alan makalesi, Avrupa Çevre ve Dünya Bilimleri Dergisinde yayınlandı. Ekolojik bataklık, atık suların içindeki azot ve fosforu döngüsel ekonomiye geri kazandırıyor ve baca gazlarının atmosfere salımını azaltıyor. 

Başta Marmara Denizi olmak üzere, Ege Denizi ve Karadeniz’deki doğal yaşamı tehdit eden müsilaj sorunu, yalnızca ülkemizin değil dünyanın da gündeminde. Son olarak 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Tarım ve Orman Uzmanı Adem Bilgin’in buluşu hakkındaki Ankara Üniversitesi Toprak Bilimi bölümünden Prof. Dr. Günay Erpul ile ortak yazarlık yaptığı “Su Arıtmayı Yeniden Tanımlama: Atıksu Arıtma Tesislerinin Bir Dünya Sistemi Sorunu Olarak Belirlenmesi ve Bu Soruna Meydan Okumak için Döngüsel Ekonomik Eko-bataklık Sistemi” başlıklı bilimsel makale, Avrupa Çevre ve Dünya Bilimleri Dergisi’nde (European Journal of Environment and Earth Sciences) yayınlandı. Türk uzmanlar, müsilaj oluşumuna ve iklim değişikliğine yönelik buluşu konu eden makalede çözümün, doğadan ilham alan ve eko-bataklık adı verilen bir yöntemden geçtiğine işaret ediyor.

Kanalizasyondaki ağır metal ve mikroplar yanıp beton oluyor”

Dünyada her gün milyarlarca metreküp kanalizasyon suyunun arıtıldığını, bunun sonucunda ortaya çamur ve baca gazı çıktığını ifade eden Adem Bilgin, bunun majör bir ekolojik, hatta dünya çapında bir sistem sorunu olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Arıtma mühendisliği sadece analitik değil aynı zamanda holistik olmalı, yani doğal madde döngüleri ve kütlenin korunumu kanunuyla uyumlu olmalı. Döngüsel ekonomik eko-bataklık ismini verdiğim doğadan ilham alan ve sentetik ekolojik teknoloji, atıksu arıtma tesisinin deşarja gidecek son suyunda deşarj öncesi dikey tarım ile pleksi borularda yosun üretmeyi ve böylece fosfat ve azotu son sudan iyice çekmeyi kapsıyor. Elde edilen yosunlar da dipten baca gazı verilen yapay havuzlarda, bataklıklaşma, müsilaj oluşturma ve çökelme ile kuma ve en küçük doğal toprak parçası dediğimiz agregata çevriliyor. Bunlar da arıtma sonrasında ortaya çıkan çamurunun yakılmasıyla elde edilen küllerle karıştırılarak beton haline getiriliyor. Yani doğada zaten büyük karbon rezervleri olan doğal bataklıkları kontrollü olarak kopyalıyor ve karasal kökenli azot, fosfat, karbon beton ve biyokütleye çeviriyor. Kanalizasyondaki ağır metal ve mikroplar yanıp beton oluyor. Sistem, baca gazlarının sülfürünü alıp gübre yaptığı ve kalan gazları biyokütle ve betona çevirdiğinden, hidrojen sülfit dediğimiz doğal bataklıklara kokusunu veren ve hem insanlar için toksik hem de kimyasal aşındırıcı madde de oluşmuyor. Düzenli hasat edilen yosunlar ve bataklık ürünleri gübre, selüloz, kozmetik ve ilaç sanayi başta olmak üzere çeşitli kullanımlar için paketleniyor. Ayrıca kimya sektörü için çimento ve hidrojen üretimi de yapılıyor. Yosun üretimi zaten AB Biyokütle Stratejisi’nin özellikle döngüsel ekonomi ve iklim değişikliği için önerdiği bir husustur, biz bir adım öteye giderek yosundan da toprak yapıyoruz, karbonu yere bağlıyoruz.” dedi.

Türkiye için de çok büyük bir ithalat kalemi durumundaki fosfor, karalarda bitme-tükenme tehlikesiyle karşı karşıya”

Eko-bataklıkları ekolojik durak yerleri olarak tanımlayan Prof. Dr. Günay Erpul ise atık suların doğal su yolu, nehir ve denizlere verilmeden önce, eko-bataklık sistemi ile temizlenerek döngüsel ekonomiye geri kazandırılabileceğini söyledi. Erpul, “Azot ve fosfor içeren ticari gübreler, gün geçtikçe daha çok kullanılıyor. Büyük ölçekli kimyasal olarak etkin azot ve fosfor akılarına yol açan bu gübreler, insan sağlığı ve çevre üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturuyor. Öte yandan, yenilenemeyen bir kaynak olan ve Türkiye için de çok büyük bir ithalat kalemi durumundaki fosfor, karalarda bitme-tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Dolayısıyla besin maddesi döngüsü açısından azot ve fosfor kazanımları ve yeniden kullanımları arzu edilen bir uygulama. Bu noktada eko-bataklıklar besinlerin biyolojik asimilasyonu açısından oldukça önemli fırsatlar sunuyor. Eko-bataklıklarda besin maddesi döngüsünü ve besin maddesi geri dönüşümlerini sağlamak için çok çeşitli atık sular kullanılıyor. Evsel, mandıra, tekstil üretimi, tabakhaneler vb. atık suları bunlara en yaygın örnekler. Müsilaj sorunu ile karşılaştığımız bu günlerde, özellikle eko-bataklıklarda biyolojik asimilasyon yoluyla bitki ve alg yetiştirilmesiyle fosforu tekrar besin döngüsüne sokmak uzun vadede oldukça güvenilir bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

Sürdürülebilir tarım için ön koşulun bitki besin maddelerinin verimli devridaimi olduğunu da hatırlatan Erpul, sözlerini şöyle noktaladı: “Belirli ölçülerde temizlenmiş atık suların tahliye edildiği sucul ve deniz bazlı ekosistemler de bu işlemlerden azami fayda görecek. Eko-bataklık sisteminde küçük bir alanda yapılan dikey tarım, suda tahliye öncesi ekstra azot ve fosfat arıtması ve bunların karada geri dönüştürülmesini sağlayacak.”

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com