Connect with us

Sektör Haberleri

ENSİA Genç, “yeşil yakalı” mühendis adaylarını bir araya getiriyor

Yayın Tarihi

on

Yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına yatırımda son 15 yılda dünya ölçeğinde başarı sergileyen Türkiye, bu alanda yetişmiş ara işgücü ve mühendis bulmakta zorluk yaşıyor.

Ana ve yan sanayideki bu büyük ihtiyacı gören ve Türkiye’nin farklı kentlerinden enerji ekipmanı üreticilerini çatısı altında toplayan Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA); üniversitelerin Makine, Enerji Sistemleri, Endüstri, Elektrik ve Elektronik gibi dallarda teknik eğitim alan öğrencilerinin farkındalığını artırmak amacıyla “ENSİA Genç” platformunu kurdu.

ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, 2040 yılında rüzgâr enerjisinin küresel elektrik üretimindeki payının, bugünkü yüzde 4 seviyesinden yaklaşık dokuz kat artışla yüzde 34’e ulaşacağını belirterek, bu kapasite artışını sağlayacak yatırımların dünyanın her yerinde iyi yetişmiş ve nitelikli işgücünü talep edeceğini söyledi.

“İşsiz kalmaları sıfıra yakın olasılık”

Üniversitelerin mühendislik fakülteleri öğrencilerinin yenilenebilir enerjiye yönelik bilincinin tam olarak gelişmediğine dikkat çeken Kalaycı, “Bu sorunun en belirgin sebepleri arasında, müfredatta yenilenebilir enerjiye odaklanan bir yapının bulunmaması geliyor. Sözgelimi rüzgâr enerjisi sektörünü tanımak isteyen mühendislik öğrencilerimiz, şayet belirli bir sayıya ulaşabilirler ve talep ederlerse seçmeli ders olarak rüzgâr enerjisi eğitimi alabiliyorlar. Gençlerimizi bu sektörde geleceklerini aramaya davet etmek amacıyla ENSİA Genç platformunu oluşturduk. Bu konuyu Dernek olarak çok önemsiyoruz. Belirli mühendislik dallarında altyapısı güçlü bir eğitim alan ve geleceğini bu sektörde arayan donanımlı gençlerimizin işsiz kalması sıfıra yakın bir olasılıktır.” dedi.

ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı

Yeşil yakalı çalışanlar

On yıl önce dünya insan kaynakları literatürüne giren ‘yeşil yakalı çalışan’ tanımlamasının; yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarında üretim, montaj ve bakım süreçlerinde görev alan çalışanları kapsadığını hatırlatan Alper Kalaycı, ENSİA Genç’in ilk aşamada Ege, Yaşar, Celal Bayar ve İzmir Ekonomi üniversitelerindeki yeşil yaka adayı ve girişimci mühendislik öğrencilerine odaklandığını sözlerine ekledi.

Kalaycı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemiz Rüzgâr, Güneş, Biyokütle ve Jeotermal enerjide 20 bin Megavata yaklaşan kurulu gücü ile tüm dünyanın dikkatini çekiyor. Sadece rüzgâr enerjisinde 8 bin 500 Megavat’ın üzerinde kurulu gücümüz ile Avrupa’nın 7’nci büyük kapasitesine sahip durumdayız. Ülkemiz bu alanlarda iyi yetişmiş teknik işgücü istihdamında en şanslı olduğu ülkeler arasında yer alıyor. 2028 yılına kadar 33 milyar dolarlık sanayi üretimin yapılacağı rüzgâr enerjisi sektörü, bu yönüyle pandemi etkisini de en az hisseden sektörlerden biri. Ülke olarak yenilenebilir enerji yatırımlarında görev yapacak her seviyedeki işgücünün planlamasını ve plana uygun eğitim yatırımlarını vakit kaybetmeden hayata geçirmemiz gerekiyor. ENSİA Genç girişimimizin bu yönde önemli bir işlev yüklenmesini arzuluyoruz. Yenilenebilir enerjiyi merak eden, gönül veren, kendisini bu alanda geliştirmek isteyen tüm genç mühendis adaylarını ENSİA Genç çatısı altına davet ediyoruz.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

Milli Yenilenebilir Enerji Sertifika Sistemi 1 Haziran’da başlıyor

Yayın Tarihi

on

Yazar

Yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha fazla önem taşıdığı dönemde enerji sektöründeki küresel hedeflerine güçlü adımlarla ilerleyen Türkiye, Milli Yenilenebilir Enerji Sertifika Sistemine 1 Haziran 2021 tarihinde kavuşuyor.

Fosil yakıtlar, yüksek enerji potansiyelleri ile insanoğlunun öncelikli enerji kaynağı. Yeryüzünün sınırlı miktarda sunduğu bu kaynak, tükenme riskinden daha çok, dünyamızı tüketmesiyle gündeme geliyor.

Fosil yakıtlar; küresel ısınma ve iklim değişikliklerine sebep olan sera gazı emisyonunu ciddi miktarda arttırıyor ve çevreyi kirletiyor. Ortaya çıkan çevresel, sosyal ve ekonomik problemlere çözüm arayışının odak noktasıysa yenilenebilir enerji. Hidrolik, rüzgar güneş jeotermal, biyokütle gibi temiz ve sürdürülebilirliği olan doğal kaynaklardan elde edilen enerjiye talep her geçen gün artıyor. İklim kriziyle mücadele ve karbonsuzlaştırma çabaları doğrultusunda yenilenebilir enerji üretimi ve tüketimi teşvik ediliyor, destekleniyor.

Rekabet ve prestij unsuru olarak kurumsal şirketlerin yatırımcı ilişkilerine iletişim faaliyetlerine yansıyan yenilenebilir enerji kullanımı enerji üretim ve tedarik şirketlerinin yatırımlarına yön veriyor.

Gelinen noktada en önemli gelişmelerden biri de sürecin evlerimize kadar uzanmış olması ve yenilenebilir enerjinin herkese tüketim fırsatı olarak sunulabilmesi.

Tam da bu noktada akıllara şöyle bir soru gelebilir: Farklı kaynaklardan üretilerek ortak bir şebeke üzerinden dağıtımı yapılan elektriğin, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiği nasıl garanti edilebilir?

Bu sorunun cevabı, dünyada farklı örnekleri bulunan Yenilenebilir Enerji Sertifika Sistemleri.

Enerji sektöründeki küresel hedeflerine güçlü adımlarla ilerleyen Türkiye, Milli Yenilenebilir Enerji Sertifika Sistemi’ne 1 Haziran 2021 tarihinde kavuşuyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın vizyonu doğrultusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) öncülüğünde enerjinin borsası EPİAŞ tarafından geliştirilen Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Sistemi (YEK-G) üreticiden tüketiciye kadar tüm süreçlerini takip etme amacıyla tasarlandı. EPİAŞ’ın tamamen kendi imkânlarıyla blokzincir teknolojisinden yararlanarak geliştirilen YEK-G sistemine katılım gönüllülük esasına göre gerçekleştirilecek. Sisteme dahil olan lisans sahibi üretim tesislerini şebekeye verdiği her 1MWh yenilenebilir enerjiye ait özellikler kaydedilerek, belgelenecek.

Yenilenebilir enerjinin kimlik kartı statüsündeki YEK-G Belgesi aracılığıyla son tüketicilerin kullanmış oldukları enerj, kaynağı takip, ispat ve ifşa edilecek. Böylece tüketicilere yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik enerjisinin tedarik edilmesi garanti edilecek.

YEk-G sistemiyle üreticiler, elektrik üretim ve tüketiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttırabilecek;

Tedarik şirketleri, yükümlülükleri kapsamında, portföylerinde yenilenebilir enerji olduğunu doğrulayabilecek;

Tüketiciler ise çevrenin korunmasına katkı sağlarken satın aldıkları enerjinin kaynağı hakkında bilgi edinebilecek, elektrik ürünleri arasında tercih imkânına sahip olacak.

YEK-G sistemi ile yenilenebilir enerji üretimine verdiğimiz her destek, sürdürebilir gelecek için değerli bir katkı olcak. Türkiye kazancak, Türkiye’nin yenilenebilir enerjisi kazanacak.

Sürdürebilir bir gelecek için yenilenebilir enerjiye gönlün var mı?

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Tanay Sıdkı Uyar, WBA başkan yardımcılığına seçildi

Yayın Tarihi

on

Dünya Biyoenerji Birliği (WBA) 2020 dönemi yıllık toplantısında Christian Rakos yönetim kurulu başkanlığı görevine getirildi. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar ise WBA’nın yeni yönetim kurulunda başkan yardımcılarından biri oldu.

2020 dönemi yıllık toplantısını online olarak gerçekleştiren Dünya Biyoenerji Birliği (WBA) yeni yönetim kurulunu belirledi. WBA yönetim kurulu başkanı Christian Rakos oldu. Fizikçi olan Rakos, tüm profesyonel yaşamını yenilenebilir enerji kullanımı ile uğraşarak geçirdi. Önce Avusturya Bilimler Akademisi Teknoloji Değerlendirme Enstitüsü’nde, ardından Avusturya Enerji Ajansı’nda, son olarak da Avusturya Pellet Derneği Genel Müdürü olarak görev yaptı. Rakos aynı zamanda Avrupa Pellet Derneği’nin kurucu başkanı ve Avusturya Çevre Koruma Bilimciler Forumu ve Avusturya Çevre ve Teknoloji Derneği yönetim kurulu üyesiydi. Bununla birlikte Rakos, Avusturya Biyokütle Birliği ve Yenilenebilir Enerji Avusturya Şemsiye Derneği yönetim kurulu üyesidir.

WBA Yönetim Kurulu Başkanı Rakos şunları söyledi: “Biyoenerjinin sürdürülebilir kullanımı iklim değişikliğiyle mücadelemizde önemli bir rol oynuyor. Modern teknolojiye ve sürdürülebilir yönetime dayalı biyoenerjinin kullanılması büyük bir potansiyele sahiptir. Bu bağlamda katkıda bulunmak benim için büyük bir zevk ve onurdur. Bir geçişin sağlanması ve sürdürülebilir biyoenerji kullanımının sağlanması WBA’nın yeni başkanı olarak benim en önemli hedefimdir.

Türkiye’den Prof. Dr. Uyar yönetim kurulunda yer aldı

WBA’nın yeni yönetim kurulu dünya çapında pek çok ülkeden profesyoneller yer aldı. Türkiye’den Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, yönetim kurulunda yer aldı ve başkan yardımcılığı görevini üstlendi. Tanay Sıdkı Uyar aynı zamanda Eurosolar Türkiye Başkanlığı görevini de yürütüyor.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Organik atıklar dünya çapında temiz enerji için büyük potansiyel barındırıyor

Yayın Tarihi

on

Yazar

Organik atıklar dünya çapında temiz enerji için büyük potansiyel barındırıyor

Yeni IEA raporuna göre, dünyanın biyogaz ve biyometan kaynakları, sera gazı emisyonlarını azaltırken küresel gaz talebinin % 20’sini karşılayabilir.

Uluslararası Enerji Ajansı‘nın geçtiğimiz günlerde yayınladığı yeni rapora göre, Dünya, bugünkü küresel gaz talebinin yaklaşık% 20’sini karşılayabilecek olan, organik atıklardan gaz üretme potansiyelinin sadece bir kısmını kullanıyor.

Modern toplumlar ve ekonomiler, sürdürülebilir kalkınma için çok boyutlu faydaları olan biyogaz ve biyometan, temiz enerji kaynakları üretmek için git gide artan miktarlarda organik atık ortaya çıkarmaktadırlar. Biyogaz, topluluklar için lokal güç ve ısı kaynağı ve haneler için temiz pişirme yakıtı sunmaktadır. Bunun biyometana yükseltgenmesi, net gaz emisyonları olmaksızın doğal gazın enerji sistemine sağlayacağı tüm katkıları beraberinde getirir.

IEA Genel Direktörü Dr. Fatih Birol “Biyogaz ve biyometan sürdürülebilir bir enerji geleceğinde önemli roller oynayabilir. Ancak şu an atık kesme ve emisyonları azaltma fırsatını kaçırıyoruz” diyor. “Hükümetlerden gelecek baskı, biyogaz ve biyometana enerji, ulaşım, tarım ve çevre üzerindeki faydaları ile gerekli ivmeyi verebilir.”

Dünyanın her bölgesi biyogaz ve / veya biyometan üretmek için gereken kapsama sahiptir. IEA’nın Biyogaz ve Biyometan Görünümü raporuna göre, bu amaçlar için sürdürülebilir hammaddelerin varlığı, 2040 yılına kadar% 40 oranında büyüyecek.

En büyük potansiyel, doğal gaz tüketiminin ve ithalatının son yıllarda hızla büyüdüğü Asya-Pasifik bölgesinde yatmaktadır. Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa ve Afrika’da da önemli miktarlarda kapasite vardır.

IEA raporunda incelenen biyometan kaynaklarının çoğunun üretimi, bölgelerindeki mevcut doğal gaz fiyatlarından daha pahalıdır. Ancak maliyet farkının zamanla daralması öngörülmektedir. Kaçınılması gereken karbondioksit ve metan emisyonlarının değerinin bilinmesi, biyometanın arzu edilen maliyet-etkinliğini gerçekleştirilebilmesi için gereken yolu uzatmaktadır.

Bu gazların üretimi ve kullanımı, kaynakların sürekli olarak kullanıldığı ve yeniden kullanıldığı, enerji hizmetlerinde artan talebin karşılanabildiği ve aynı zamanda daha kapsamlı çevresel faydaların sağlanabildiği bir daire ekonomisi düşüncesini içermektedir.

Dr. Birol, “Hükümetler temiz enerji geçişlerini hızlandırmaya çalışırken, biyometan ve biyogaz gibi düşük karbonlu gazların önemini unutmamalılar” dedi. “Diğer faydalarının yanı sıra biyogaz ve biyometan, kırsal alanda yaşayanları ve endüstrileri enerji sektörünün dönüşümüne dahil etmek için bir yol sunuyor”.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com