Connect with us

Biyodizel

Kanola hasadı çiftçinin yüzünü güldürdü

Published

on

Dünyada 72 milyon tonluk üretimi ile yağlı tohum bitkileri arasında soya bitkisinden sonra ikinci sırayı alan kanola bitkisi, ülkemizde de gelişimini sürdürüyor. 2018 yılında geçen yıla oranla %100’ün üzerinde bir artış ile 118.500 ton kanola üretimi gerçekleştirildi. Trakya’da 422.000 dekar, Güney Marmara, Bilecik, Uşak ve Konya’da 82.000 dekar alanda kanola üretimi yapıldı. Trakya bölgesinin yeni altın sarı çiçeği olarak kabul edilen kanola bitkisi, bu bölgede toplam 91.500 ton civarında üretim ile dönüm başına 240 kg  ortalama verim gördü. Güney Marmara Bölgesinde ise ortalama verimler 300 kg;  Konya’da sulamalı alanlarda ise ortalama 425 kg  olarak gerçekleşti. Yağlı tohum bitkilerinde dışa bağımlılığın azaltılması için ülkemiz adına önemli bir bitki türü olarak değerlendirilen kanola,  ton başına 2.050 – 2.100 TL üzerinden alıcı bulurken, çiftçinin yüzünü güldürdü.

Kış aylarında gerçekleşen aşırı yağışlar, ardından gelen kurak dönem ve son haftalarda meydana gelen dolu ve fırtına ile arzu edilen verime ulaşılamadığının altını çizen Biyodizel Sanayi Derneği Başkanı Selçuk Borovalı, “Özellikle Trakya bölgesinde yaşanan olumsuz hava koşulları ile düşen verime rağmen, fiyat ve verim paritesi çiftçide memnuniyet yaratacak düzeye ulaştı.  Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinde, süreci en başından beri takip ediyoruz. Toplam üretim miktarı 118.500 ton olan kanolanın tamamının alımı peşin şekilde gerçekleşti.” dedi. Biyodizel sanayinin yanında yağ ve yem sanayinde de değerli bir kaynak olan kanola bitkisinin yaygınlaştırılması için önemli adımlar attıklarını dile getiren Borovalı,  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın katkıları ile gerçekleştirilen sözleşmeli ekim faaliyetleri aracılığıyla her yıl daha geniş alanlarda ekim yapıldığını belirtti. Kanola üretiminin bu yıl 504.000 dekar alanda gerçekleştirildiğini ifade eden Borovalı, Biyodizel Sanayi Derneği kurucularından DB Tarımsal Enerji’nin  Tarımsal Projeler Ekibi ile birlikte gerçekleştirilen iş modeli ile birlikte, önümüzdeki yıl  kanola üretiminde 850.000 dekarlık bir alana ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı.  Türkiye’nin EPDK Biyodizel İşleme Lisansı’na sahip ilk tedarikçi firması DB Tarımsal Enerji, 2007 yılından bu yana sözleşmeli tarım faaliyetleri kapsamında yerli yağlı tohum bitkilerinin ekiminin yaygınlaştırılması için çalışmalar gerçekleştiriyor. Yeni yağlı tohum bitki türlerinin tarıma kazandırılması için geliştirdiği AR-GE projesi ile geçtiğimiz günlerde TAGEM desteğine hak kazanan DB Tarımsal Enerji, 3 yıl sürdürülmesi planlanan proje ile Samsun, Ankara, Tokat ve Diyarbakır olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinde yer alan TAGEM’e bağlı enstitülerde, tohumluk üretimi başlatılması ve bu yolla ülke genelinde ketencik ekiminin yaygınlık kazanması için çalışmalar yürütecek.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Biyodizel

Tarımsal Atıktan Yerel Enerjiye: BioSpice Projesi ile Biyodizelde Yeni Bir Yaklaşım

Published

on

Yenilenebilir enerji dönüşümünde biyokütle ve biyodizel çözümleri, özellikle tarım odaklı ekonomiler için stratejik bir önem taşıyor. Türkiye’de tarımsal üretimde yoğun olarak kullanılan dizel yakıt, hem maliyet baskısı hem de dışa bağımlılık nedeniyle sürdürülebilirlik açısından ciddi bir sorun alanı oluşturuyor. BioSpice Projesi, bu soruna yerel, düşük maliyetli ve çevresel açıdan güçlü bir alternatif sunmayı hedefliyor.

BioSpice Proje Takımı tarafından geliştirilen bu çalışma, biber işleme tesislerinden ortaya çıkan biber çekirdeği atıklarının biyodizel üretiminde değerlendirilmesini esas alıyor. Projenin temel farkı, gıda zinciriyle rekabet eden ayçiçeği veya soya gibi hammaddeler yerine, hâlihazırda yeterince değerlendirilmeyen bir tarımsal atığa odaklanması. Böylece hem gıda–enerji çatışması ortadan kaldırılıyor hem de döngüsel ekonomi yaklaşımı güçlendiriliyor.

Küçük Ölçekli, Kooperatif Uyumlu Bir Model

BioSpice, biyodizel üretimini büyük ve merkezi tesisler üzerinden değil; kooperatif yapısına uygun, küçük ölçekli ve otomasyon destekli sistemler üzerinden ele alıyor. Yağ çıkarma sürecinde sıfırdan yatırım yapmak yerine, mevcut bölgesel yağ işleme tesislerinin altyapısından yararlanılması öngörülüyor. Bu yaklaşım, yatırım maliyetlerini ciddi ölçüde düşürürken yerel sanayi ile iş birliğini de teşvik ediyor.

Biyodizel üretimi, baz katalizli transesterifikasyon yöntemiyle gerçekleştirilirken; projede genellikle göz ardı edilen iki önemli başlık özellikle ele alınıyor:

  • Metanol geri kazanımı

  • Gliserolün katma değerli yan ürün olarak değerlendirilmesi

Bu amaçla geliştirilen kapalı reaktör sistemi ve basit yoğunlaştırma ünitesiyle, hem kimyasal tüketimi azaltılıyor hem de süreç güvenliği artırılıyor.

Otomasyon Destekli Prototip ve Eğitim Odaklı Yaklaşım

Proje kapsamında geliştirilen prototip, Arduino tabanlı basit bir otomasyon sistemiyle destekleniyor. Sıcaklık takibi, reaksiyon süresi kontrolü ve kimyasal dozlama gibi kritik adımların daha güvenli ve tekrarlanabilir şekilde yapılması sağlanıyor. Bu sistem bir endüstriyel ürün değil; eğitim, araştırma ve ölçeklenebilirlik analizi amacıyla geliştirilmiş bir deneysel platform olarak konumlanıyor.

Çalışma; literatür araştırması, sistem tasarımı, prototip kurulumu, deneysel çalışmalar ve sonuçların değerlendirilmesi aşamalarından oluşuyor. Ticari gizlilik içeren veri üretmiyor ve gıda güvenliğiyle çatışan herhangi bir uygulama barındırmıyor. Bu yönüyle BioSpice, üniversiteler, tarımsal kooperatifler ve yerel yönetimler için örnek alınabilecek bir model ortaya koyuyor.

Neden BioSpice Önemli?

Proje kapsamında paylaşılan teknik ve ekonomik veriler; biber çekirdeği bazlı biyodizelin, hem maliyet avantajı hem de CO₂ emisyonu azaltımı açısından güçlü bir potansiyel sunduğunu ortaya koyuyor. Özellikle atık bazlı yapı sayesinde:

  • Gıda–yakıt çatışması yaşanmıyor

  • Hammadde maliyeti minimize ediliyor

  • Yerel üretici ve çiftçi lehine bir ekonomik döngü oluşturuluyor

BiyoEnerji Dergisi’nden Destek

BiyoEnerji Dergisi olarak; yerel kaynaklara dayalı, sürdürülebilir ve uygulanabilir biyoyakıt çözümlerini destekleyen bu tür projelerin görünürlük kazanmasını önemsiyoruz. BioSpice Projesi, yalnızca bir biyodizel çalışması değil; yerel enerji bağımsızlığına giden yolda sistem tasarımının ne kadar kritik olduğunu gösteren güçlü bir örnek niteliği taşıyor.

Proje hakkında daha fazla bilgi almak ve simülasyon tabanlı içerikleri incelemek için:
🔗 https://biospice-simulation.vercel.app/

İletişim:
📩 biospice05@gmail.com

Continue Reading

Biyodizel

Biyodizel ve gliserin üretiminde küresel alanda rekabet gücü yakaladık

Published

on

By

DB Tarımsal Enerji’nin  15. kuruluş yılı olduğuna değinen Selçuk Borovalı, fuarda bu yıl “Gelecek İçin Enerjimiz Bir” teması ile yer aldıklarını ifade etti.  Biyodizel ve gliserin üretimlerinin yıllar içerisinde küresel alanda rekabet edebilir konuma geldiğini vurgulayan Borovalı sözlerine şöyle devam etti; “Uluslararası standartlarda gerçekleştirdiğimiz üretim süreçlerimiz ve güçlü paydaş yapımız, sürekli gelişim gösterme sorumluluğu yüklemektedir. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında enerji tarımı faaliyetlerimizi çiftçilerimiz ile birlikte sürdürüyor, ekosistemin korunmasına katkı sunan geri dönüşüm projelerini hayata geçiriyoruz. Kara yolu ulaşımında karbon salınımlarının azaltılmasına destek oluyor, ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine katkı sağlıyoruz. 15. Yılımızda sürdürülebilir havacılık yakıt üretimi için de ilk adımlarımızı atıyoruz.” dedi.

“Yeni Hedefimiz: Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Üretimi”

Her alanda çevresel ve yerel kaynakların sürdürülebilirliğine katkı sağlamaya devam ettiklerinin altını çizen Borovalı, sürdürülebilir havacılık yakıt üretimi  için yatırım sürecinin başladığını belirtti. Petroleum İstanbul’un sektörün tüm paydaşlarının bir araya geldiği ve tüm önemli konuların değerlendirildiği, çözümleri konuşmak için önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Borovalı, içinde bulunulan zorlu döneme rağmen sektörün kararlılıkla iş birliğine devam ettiğini vurguladı.

DB Tarımsal Enerji stant ziyaretçileri, fuar süresince biyodizel ve gliserin üretim süreçleri, kullanılmış yemeklik yağların geri dönüşümü projeleri, enerji tarımı faaliyetleri ve sürdürülebilir havacılık yakıtları yatırımları hakkında detaylı bilgi alma fırsatı buldular.

Sektörün En Önemli Platformlarından Biri

Uuslararası Petrol, LPG, Madeni Yağ, Ekipman, İstasyon Market Ürünleri ve Teknoloji Fuarı Petroleum Istanbul 2022, 31 Mart – 2 Nisan tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Gas & Power Network, 4. Elektrik, Doğal Gaz ve Alternatif Enerji, Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenlenen Petroleum Istanbul 2022’nin konferans bölümünde 3 günde düzenlenen 6 panelle sektördeki gelişmeler ele alındı. Pandemi koşulları ve önlemleri altında düzenlenen Petroleum Istanbul 2022, binlerce ziyaretçisi ve ilgili tüm paydaşlarının katılımıyla, yine sektörün en önemli buluşma platformlarından biri oldu.

Continue Reading

Biyodizel

Bitkisel yağlardan biyodizel üretimi

Published

on

By

İzmir’in Torbalı ilçesinde faaliyet gösteren DB Tarımsal Enerji, Trakya ve Anadolu’da sözleşmeli çiftçilerin ürettiği yerli tarım ürünü yağlı tohumları ve topladığı atık bitkisel yağları ileri teknolojik tesisinde işleyerek biyodizel üretiyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’ nün geçtiğimiz günlerde programı kapsamında incelemelerde bulunduğu DB Tarımsal Enerji, Türk çiftçilerinin ürettiği yerli tarım ürünü yağlı tohumlardan elde edilen bitkisel kökenli yağları biyodizele çevirerek tarımsal kalkınma açısından önemli bir işlevi yerine getiriyor. Firma Genel Müdür Gökay Biraltın, Türkiye’deki Metil Ester üretimde yüksek teknolojiyi kullanan, alanında lider bir tesis olduklarını söyledi. Tesislerinde girdi olarak yerli tarım ürünü bitkisel yağlarla birlikte toplanmış atık bitkisel yağların da kullanıldığını anlatan Biraltın, “Tarlada Sözleşmeli Tarım Uygulaması ile anlaşmalı çiftçilerimize ağırlıklı olarak aspir ve kanola ürettiriyoruz. Yağlı tohum üretimi yapılan bölgelerde kırma ve yağ çıkarma işini de yaptırarak, bölgesel ekonomiye de katkı sağlamaya çalışıyoruz. Trakya bölgesinde Kanola, Anadolu’da ise Aspir üretimi yaptırıyoruz. Alım garantili bu çalışmamızda elde edilen tohumları kırım işleminden sonra tesislerimizde işleme alıyoruz. Üretimin sonucu metil ester(biyodizel) ana ürünümüz çıkıyor. Yan ürün olarak elde ettiğimiz Gliserin’i de saflaştırarak farma kalitede Saf Gliserin olarak ülkemizdeki ihtiyacı karşılayacak şekilde satıyoruz” dedi.

“Biyodizel Türkiye için bir tarım projesidir” diyen Biraltın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü biyodizelin hammaddesi tarlada yetişen bitki kaynaklıdır. Kurulduğumuz günden beri yaklaşık 200 bin ton üretim ve satış yaptık. Yaklaşık 150 milyon dolar tutarında bir kaynak, yurdumuzda tarlasını eken, toprağı işleyen kesime aktarılmış oldu. Bu para Türk çiftçisine gitti. Çünkü biz Türkiye’de şirketimiz ve kooperatifler vasıtasıyla sözleşmeli tarım modeli uyguluyoruz. Kooperatifler vasıtasıyla ekiciyi daha bilinçli ve verimli hale getirmek için birlikte çalışıyoruz. Zaten Tarım Bakanlığı’mızın gerek havza uygulamaları, gerek münavebe bitkisi olarak yönlendirmeleri ve aspir, kanolaya uyguladığı teşvik primleri bu süreçte önümüzü açıyor. Hasat edilen ürüne en başından alım garantisi veriyoruz. Tohum veriyoruz. DB Tarımsal Enerji bünyesinde bu işlerin organizasyonu ve takibi için bir ziraat mühendisimiz var. Tarlaların daha verimli olması için tarlalara ziyaretlerde bulunuyoruz, doğru ilaçlama ve bakım önerilerimizi veriyoruz, üniversiteler ve tohum üreticileri ile tohum ıslah çalışması yaparak , yağlı tohumlarda verimin artması için bölgesel eğitimler ve toplantılar yapıyoruz.”

Continue Reading

Trendler