Connect with us

Biyokütle

Mısır ve pamuk sapları ile 30 bin konuta elektrik sağlanıyor

Yayın Tarihi

on

Global Yatırım Holding’in 12 MW kurulu güce sahip Mardin – Derik Biyokütle Santrali, mısır ve pamuk saplarından elektrik üreterek 30 bin konutun elektrik ihtiyacını karşılıyor.

Geçtiğimiz yıl Aydın – Söke ve Şanlıurfa – Haliliye’de toplam 17.2 MW’lık iki biyokütle santralini devreye alan Global Yatırım Holding’in biyokütleden elektrik üretiminde toplam kurulu gücü 29.2 MW’a ulaştı.

Mardin – Derik Biyokütle Santrali’nin bölgeye yapılan en büyük yatırımlar arasında olduğunu belirten Global Enerji ve Madencilik CEO’su Atay Arpacıoğulları şöyle devam etti:

“Tarımsal ve hayvansal biyokütleden enerji üretiminde ülkemizin büyük bir potansiyeli bulunuyor.

“Temiz ve yenilenebilir enerji alanında ülkemizin lider yatırımcısı olma hedefimiz doğrultusunda bu alanda çalışmalarımız devam edecek.

“Santral atıl kaynakları ekonomiye kazandırıyor. Tarlalarda kalan tarımsal atıkların hammadde olarak kullanılması sayesinde hasat sonrası yakmaların önüne geçiyor ve tarımsal verimlilik artışına katkıda bulunuyor.

“Yine 12 MW kurulu güce sahip Aydın – Söke santralimizin kapasite artış çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar tamamlandığında Aydın – Söke’de toplam kurulu güç 24MW’a yükselecek. Biyokütle enerji üretimimiz 41 MW’a ulaşacak.

“Böylece santralimizin 1 Ocak 2019’dan itibaren 10 yıllık süre boyunca YEKDEM desteklerinden yararlanmasını öngörüyoruz.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Biyokütle

Avrupa Yatırım Bankası biyokütle borcu nedeniyle mahkemelik

Yayın Tarihi

on

Yazar

Avrupa Yatırım Bankası-ClientEarth davası

Avrupa Yatırım Bankası, İspanya’daki borcu nedeniyle bölgenin en yüksek ikinci mahkemesi tarafından mahkemeye verildi. Avukatlar çevreye zarar verildiğini iddia ediyorlar.

Dava, kar amacı gütmeyen çevre savunucusu grup ClientEarth tarafından açılıyor. Grubun amacı, AB avukatlarının, EIB’nin kendi yenilenebilir enerji finansmanı kriterlerini çiğneyip çiğnemediğini ortaya çıkarması. Londra merkezli grup, bir AB finansman kurumunun iklim yükümlülükleri ve şeffaflık nedeniyle ilk defa yargıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Lüksemburg’daki AB Genel Mahkemesi’nde 8 Ocak’ta açılan dava, İspanya’nın kuzeyinde Galicia’da bir biyokütle enerji santrali kurmak 60 milyon € dan fazla bir borçla ilgili. EIB sözcüsü, Curtis Teixeiro santralinin, borçlanma hedefleriyle uyumlu göründüğünü, ekonomik, finansal, teknik ve çevresel olarak da  mantıklı olduğunu düşündüklerini açıkladı.

ClientEarth tarafından yapılan bir açıklamaya göre, projenin düşük verimlilikli ve yenilenebilir enerjiler için EIB’nin finansman eşiklerini karşılamaz olarak nitelendirilmesine karşın bankanın borç kararını gözden geçirmeyi reddetti.

İklim değişikliği savaşçılarının son silah tercihi yasalar

Hükümete bağlı olmayan örgüt, hava temizliğinin yetersiz korunmasına yerel ve ulusal idarelerin dikkatini çekme konusunda Avrupa’da büyük başarılar elde etti. Grup İngiltere Yüksek Mahkemesi’nde, hükümetin AB temiz hava düzenlemelerini sürekli ihlal ettiğini gösteren bir davayı kazandı.

ClientEart, Alman NGO Deutsche Umwelthilfe ile birlikte, Avrupa’nın en büyük ekonomilerinde, ülkelerin en yoğun nüfuslu şehirlerinde havayı en kötü şekilde kirleten dizel araçların yollardan çekilmesiyle sonuçlanan davaları gündeme getirdi.

ClientEarth avukatı Anna Heslop, “Kamu parasını kullanmasına karşın, EIB, fon kararlarıyla ilgili olarak çok az bilgilendirme yapıyor ve AB yasalarının  gerektirdiği kararlara uymayı reddediyor.” Açıklamasını yaptı. “Olumlu bir yargılama, NGO’ların, iklimde büyük etkisi olanlar gibi çevreyi etkileyen tüm türden politikalarının finansmanınında EIB’nin dikkatli davranmasını sağlamalarının yolunu açacaktır.”

Biyokütle santralinin finansmanının iç denetimini yapmayı reddeden EIB, NGO’ların bankalardan yönetim kararlarını gözden geçirmelerini istemesine imkan tanıyan Aarhus düzenlemesi altınfaki haklarını da inkar etmiş oluyor.

kaynak: Bloomberg

Devamını Oku

Biyokütle

Atık biyokütle gazlaştırma teknolojisiyle karbon salımında büyük düşüş

Yayın Tarihi

on

Ağaç bazlı panel üreticisi Kastamonu Entegre, üretim süreçlerinde sarf ettiği enerji kaynaklarından tasarruf etmek adına geliştirdiği Ar-Ge projeleriyle ve atık biyokütle enerjisi çalışmalarıyla öne çıkıyor. Enerji Verimliliği Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız, art arda ödül aldıkları projeler ve ulusal ağaç bazlı panel sektöründe ilk defa Kastamonu Entegre tarafından kullanılan teknolojiler hakkında ayrıntılı açıklamalar yaptı.

Atık biyokütle gazlaştırılması projesiyle

yılda 15.000 ton karbondioksit salımı engellendi

Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız

“Sürdürülebilirlik alanında ağırlık verdiğimiz konuların başında enerji yönetimi geliyor. Geliştirdiğimiz projelerin temel amaçları arasında enerji ve hammadde gibi kaynakları minimize etmek; atıkların geri dönüşümünü etkinleştirmek; üretim süreçleri neticesinde ortaya çıkan salımları ve çevresel etkileri sıfıra yaklaştırmak bulunuyor. Son dönemde odaklandığımız ‘Atık Biyokütlelerin Gazlaştırılması’ projesi ile yılda 15.000 ton karbondioksit salımının önüne geçme potansiyeli yakaladık. Bu proje kapsamında ulusal ağaç bazlı panel sektöründe ilk defa bizim kullandığımız teknolojilerl; daha az yatırım maliyeti ile hem yüksek enerji verimi sağlayıp hem de atık yönetimini daha etkin bir şekilde gerçekleştiriyoruz.”

Enerji verimliliğine yönelik çalışmalar

Enerji verimliliğine yönelik çalışmalarına son yıllarda hız kazandıran Kastamonu Entegre; TÜBİTAK-TEYDEB destekli “Atık Biyokütlelerin Gazlaştırılması ve Yenilenebilir Temiz Enerji Üretimi” Ar-Ge projesiyle enerji verimliliği alanında sektörde öncü olarak konumlanıyor. Biyokütle atıklarının değerlendirilmesi ve bunların temiz bir şekilde bertarafına yönelik çalışmaları kapsayan projede atıkların yakılmasına alternatif olarak; ileri teknolojiler kullanılarak gazlaştırılması sağlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Haluk Yıldız, TÜBİTAK-TEYDEB desteği ve Gebze Teknik Üniversitesi işbirliği ile geliştirilen projenin, hem istihdama, çevreye ve ekonomiye olumlu katkı sağladığının hem de sektör içi ve sektör dışı, ulusal ve uluslararası düzeyde referans olacak bir potansiyele sahip bulunduğunun altını çiziyor:

“Bu projeyle gazlaştırma teknolojisinin en büyük endüstriyel uygulamasını hayata geçirmiş olduk.  Bu nedenledir ki, enerji sektörünün Türkiye’deki en önemli etkinliklerinden biri sayılan ‘ICCI Enerji Ödülleri’ kapsamında verilen ‘Biyokütle ve Atık’ kategori ödülüne de layık görüldük. Aynı zamanda TÜBİTAK, TÜSİAD ve TTGV tarafından yürütülen 13. Teknoloji Ödülleri kapsamında ‘Üniversite-Sanayi İş Birlikleri’ kategorisinde ödül aldık. Bu kapsamdaki çalışmalarımıza 2019 yılında da devam edeceğiz.”

“Güneşten yılda ortalama 1450 MWh elektrik enerjisi üretiyoruz”

Kastamonu Entegre, yenilenebilir enerji alanında gösterdiği faaliyetlerle öne çıkıyor. 2016 yılında ilk kez Adana Organize Sanayi Bölgesi’ndeki MDF tesisi çatısında kurulan Hayat-GES 1 Güneş Enerjisi Santrali ile yılda ortalama 1450 MWh elektrik enerjisi ürettiklerini hatırlatan Yıldız; enerji verimliliği sağlamak adına tesislerdeki motorin yakıtlı forkliftlerin elektrikli forklifte dönüşümü konusunda çalışmalar yürüttüklerini sözlerine ekledi.

Devamını Oku

Biyokütle

PepsiCo’ya biyometanizasyon çevre lisansı

Yayın Tarihi

on

biyometanizasyon-biyokütle

PepsiCo Türkiye, Suadiye üretim tesisi ile, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan biyometanizasyon çevre lisansını alan Türkiye’deki ilk gıda işletmesi oldu. Böylece dışarıdan organik atık alarak enerji üretimi yapmaya hak kazandı.

Faaliyet gösterdiği tüm bölgelerde çevresel ve toplumsal sürdürülebilirlik konularında çalışmalar yapan PepsiCo Türkiye, uzun vadede sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak strateji ve politikaları işine entegre etmek olarak tanımladığı “Fayda Gözeten Performans” vizyonu çerçevesinde Türkiye’de yürüttüğü çalışmalara bir yenisini ekledi. 1995 yılından bu yana faaliyetine devam eden PepsiCo Suadiye Fabrikası; 2007 yılından bu yana gerçekleştirdiği, üretimden çıkan organik atıkların işlenerek enerji üretilmesi çalışmasını bir adım öteye taşıyarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan aldığı lisansla dışarıdan organik atık alıp enerji üretimi yapacak.

Organik atıklardan organomineral gübre

Organik atıkların biyokimyasal reaksiyonlarla biyogaz ve fermente ürüne dönüşme süreci anlamına gelen “Biyometanizasyon” çalışmaları Suadiye Fabrikası’nda 10 yılı aşkın süredir devam ediyor. 26.000 m2 kapalı alana sahip olan üretim tesisinde, yılda toplam 24.480 ton patates ve 4.244 ton mısır işleniyor. Türkiye’deki PepsiCo fabrikaları arasında ilk kez Suadiye fabrikası bünyesinde kurulan Organik Atık Tesisi sayesinde fabrika, 2012 yılından beri sıfır atıkla çalışıyor.

2014 yılından itibaren üretimden kaynaklı organik atıklar, yine Suadiye Fabrikası Organik Atık Tesisi’nde 4200 m3 ıslak hacimli Anaerobik Reaktörlerde işleniyor. Enerji üretiminde değerlendirildikten sonra kalan atıktan ise PepsiCo’nun patates üretim alanlarında kullanılmak üzere Organomineral Gübre “Naturalis” üretiliyor. Naturalis ile gübre üretiminde kullanılan kimyasal %40 oranında azaltılırken, toprağa karışacak kimyasal miktarı ise minimum seviyeye indiriliyor. Böylece “Sıfır atık” hedefine ulaşırken işlemden kaynaklı CO2 salınımı da %11,5 oranında azaltılıyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com