Connect with us

Biyoenerji Teknolojileri

Karbon salımında rekor artış

Yayın Tarihi

on

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) küresel iklim değişikliğiyle ilgili olarak yayımladığı son rapor, tehlike çanlarının yeniden çalmaya başladığını ortaya koydu. UNEP tarafından hazırlanan Emisyon Açığı Raporu’na göre, küresel çapta karbondioksit salımı, üç yıllık bir düşüşün ardından 2017’de yeniden yükseldi. Bununla birlikte karbon emisyon seviyesinde 2 derece hedefini tutturmanın da hâlâ mümkün olduğu görüşü hâkim. Ancak şartlar değiştirilmezse, 21. yüzyılın sonuna kadar karbon salımının 3.2 dereceye çıkacağı ve küresel ısınmanın hızlanarak devam edeceği öngörülüyor.

Türkiye koyduğu hedefin gerisinde

Polonya’da 2 Aralık’ta düzenlenecek BM İklim Değişikliği Konferansı’ndan önce sunulan raporda, küresel emisyonların tarihteki görülen en yüksek seviyeye çıktığı ve düşüşe geçeceğine dair de herhangi bir emare olmadığı vurgulandı.
Emisyon Açığı Raporu’na göre G20’yi oluşturan ülkelerin, mevcut politikalarıyla Paris’te verdikleri ulusal hedefleri tutturmaları mümkün değil.
Brezilya, Çin ve Japonya hedefleri tutturan ülkeler olurken, 28 AB ülkesi, Arjantin, Avustralya, Kanada, Güney Kore, Suudi Arabistan ve Güney Afrika’nın hedeflerinden uzakta kaldığı kaydedildi. Raporda Türkiye, Rusya ve Hindistan’ın hedeflerinin yüzde 10 altında olduğu açıklandı.

Acil çağrı

BM Çevre Programı Direktör Yardımcı Joyce Msuya yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporu küresel çapta bir yangın alarmı ise, bu rapor da bir ‘kundak soruşturması’dır. Bilim bu konuda çok net; tüm iddialı iklim eylemlerine rağmen hükümetlerin daha hızlı harekete geçmeleri gerekiyor. Bu yangını söndürecek araçlar elimizin altında fakat biz yangını körüklemeye devam ediyoruz.” (Kaynak: birgun.net)

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Proje geliştirme ve finansman

2019 yılı nihai YEK listesi yayında

Yayın Tarihi

on

T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) 2019 yılı nihai YEK listesini yayınladı.

777 elektrik üretim tesisinin yer aldığı listede, 98 tane de biyoenerji santrali bulunuyor.

2019 yılı nihai YEK listesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku

Tarım ürünleri ve hizmetleri

Mucize bitki “sorgum”

Yayın Tarihi

on

Akaryakıt ve yem sektörü için “mucize bitki” olarak görülen, hayvan yeminin yanı sıra benzinin ana maddesi olan biyoetanol elde edilen tatlı sorgum, Adana’da yetiştiriliyor.

Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde TÜBİTAK destekli yürütülen “Farklı tatlı sorgum genotiplerinin Çukurova ve GAP Bölgelerinde Biyo-etanol Üretim Potansiyellerinin Saptanması” projesi kapsamında “Enerji Bitkileri ve Sorgum Tarla Günü” etkinliği düzenlendi.

Enstitü Müdürü Abdullah Çil, yaptığı konuşmada, dünyada kullanılan fosil enerji kaynaklarının giderek azalması nedeniyle bu yakıtların yerini alabilecek biyokütle ve etanol potansiyeline sahip tarımsal bitkilerin önem kazandığını belirtti.

Çil, 1 Ocak 2014 itibarıyla piyasaya akaryakıt olarak arz edilen benzine en az yüzde 3 biyoetanol ilave edilmesinin, yasal zorunluluk haline getirildiğine dikkati çekerek, yakıt ve diğer benzeri alanlarda da kullanılan etanole yıllık 150 milyon litre ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

Türkiye’de etanolün özellikle şeker pancarı melasında, mısır ve buğday tanesinden elde edilen nişastadan sağlandığını dile getiren Çil, şöyle devam etti:

“Son yıllarda özellikle geniş adaptasyon kabiliyetine sahip olmaları, diğer ürünlere göre yetiştirme girdilerinin daha hesaplı olmasının yanı sıra etanol üretimindeki avantajları, sorgum türevlerine ilgiyi arttırmıştır. Dünyada açlık sorunu yaşanırken etanol temininde mısır ve buğday gibi ürünler yerine tatlı sorgum gibi bitkilerin kullanılmasının daha ekonomik ve avantajlı olduğu ortaya konulmuştur. Bitkinin artık maddeleri de yem, yakıt veya sanayide selülözik ham madde olması da kulanılabilirliğini yükseltmektedir.”

Adana Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Muhammet Ali Tekin de hayvancılıkta en büyük maliyetin yem olduğuna işaret ederek, “Biz mısır slajında dekara maksimum 10 tona ulaşabilirken bu bitkinin boy ve gelişimine bakarsak 15-20 ton verim elde edilebileceğini tahmin ediyoruz.” dedi.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ise sorgumun belirtilen üretim değerlerinin kendilerini heyecanlandırdığını, üzerilerine düşen desteği vermeye hazır olduklarını kaydetti.

Konuşmaların ardından Proje Koordinotörü Doç. Dr. Celal Yücel, kurum arazisinde üretimi gerçekleştirilmiş farklı türlerde sorgum bitkisinin verimi ve bitkinin kullanım alanlarını anlattı. Sorgum deneme ekimi yapılan alanların gezildiği etkinlikte, katılımcılar sorgum bitkilerinin sapını kırıp gövde içinde şeker yönünden zengin kısımlarını yedi, makineyle çıkartılan suyunu içti. (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını Oku

Proje geliştirme ve finansman

“Amacımız sıfır atık sistemini tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmak”

Yayın Tarihi

on

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, sıfır atık projesinin her geçen gün büyüyerek, 7 bin 162 kamu kuruluşunda uygulandığını belirterek, “Amacımız sıfır atık sistemini tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmaktır.” dedi.

Kurum, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulanan Sıfır Atık Projesi kapsamında Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Sıfır Atık Zirvesi”ne katıldı.

“Güçlü Ekonomi ve Yeşil Bir Doğa İçin” temasıyla düzenlenen zirvenin hayırlı olması temennisinde bulunan Kurum, projenin 1 yıllık geçmişinin, gelinen aşamanın, alınan neticenin ve projenin geleceğinin konuşulacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 1994 yılında başlayan Çevre Seferberliğine değinen Kurum, şöyle konuştu:

“AK Parti iktidarlarıyla birlikte ülkemiz çöp dağlarından ve patlamalardan, kirli hava nedeniyle gazetelerin promosyon olarak dağıttığı maskelerden, çöplerini ayrıştıran, dönüştüren ve hatta çöpünden enerji üreten tesisleri yaparak çok farklı bir sürece gelmiş durumdadır. Yine ülkemiz, çöplerini gelişi güzel depolayan belediyeler döneminden sıyrılmış, ileri teknoloji düzenli depolamaya geçmiş bir ülkedir. Türkiye, ‘dikkat kolibasili’ manşetleriyle sabaha uyanan bir ülke olmaktan çıkmış, uluslararası ödüllü plajları ve tertemiz sahilleriyle adeta turizmin başkenti haline gelmiştir.”

Doğal kaynakların giderek tükenmekte olduğunu ifade eden Kurum, 50 yıl öncesine göre bugün kişi başına enerji tüketiminin 3, hammadde kullanımının da 2 katına çıktığını vurguladı.

Bu hızlı artışın durdurulamaması halinde daha yüksek rakamlar görüleceğine işaret eden Kurum, sadece alışkanlıkların değiştirilerek, hep birlikte bu sorunun çözebileceğini dile getirdi.

“Plastik poşet doğaya 100 yılda karışabiliyor”

Dünya Bankası raporlarına göre yılda 1,3 milyar ton olan evsel atık miktarının 2025’te, 2,2 milyar tona ulaşmasının beklendiğini aktaran Kurum, “Ülkemizde de benzer artışları görmek mümkün. 1995 yılında oluşan evsel atık miktarı 17 milyon ton iken 2015 yılına gelindiğinde evsel atık miktarının 31 milyon tona ulaştığı görülmektedir. 2023 yılında ise bu rakamın yaklaşık 38 milyon tona çıkacağı öngörülmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kurum, atık su arıtma tesisi, mavi bayraklı plajlar, gemilerden atık alım hizmeti, katı atık düzenli depolama tesisleri gibi hizmetlerin detaylarını paylaşarak, “Çevre konusunda son dönemde yaptığımız çalışmalarla atığı öncelikli bir sorun olmaktan çıkarttık. Ve atığı hammadde ve yeni ürünlere dönüşecek bir kaynak olarak görmeye başladık.” diye konuştu.

Bakanlık olarak, daha önce atıkların yönetimi konusundaki çalışmaları gözden geçirdiklerini anlatan Kurum, tespitlerle bu noktada neler yapabileceğini değerlendirip çözümler ürettiklerini, Sıfır Atık Projesinin de böyle ortaya çıktığını söyledi.

Sıfır atık nedir?

Murat Kurum, sıfır atığı, “Olabildiğince az tüketmek ve az atık oluşturmak, oluşan atıkları kaynağında ayrı biriktirmek ve toplamak, ayrı toplanan atıkları geri kazanım yapmak, organik atıkları kompost ve gübre olarak kullanmak düzenli depolamaya ve yakmaya hiç atık göndermemek.” olarak tanımladı.

Konuşmasında “Neden sıfır atık?” sorusuna da yanıt veren Kurum, şöyle devam etti:

“Bilinçli üretim ve tüketimi sağlayarak, doğal kaynakları koruyarak israfı önlemek için, döngüsel ekonomi çerçevesinde atıkları hammadde olarak kullanarak, yeni iş imkanları oluşturmak ve gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmek için, çevre ve insan sağlığını koruyarak, kirlilik giderlerini azaltarak çevreye verilen zararları gidermek için, vatandaşlarımızın duyarlılıklarını arttırarak, daha çevre dostu yaşam tarzına sahip olmak için Sıfır Atık sistemini uygulamaya koyduk.”

Projenin geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ve Bakanlık hizmet binasında başlatıldığını aktaran Kurum, “Daha sonra çığ gibi büyüyen bu hareket bugün artık 7 bin 162 kamu kuruluşunda uygulanır hale geldi. Amacımız sıfır atık sistemini tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmaktır.” şeklinde konuştu.

Sıfır Atık Projesiyle neler kazanıldı

Sıfır Atık Projesi’nin hayata geçmesi ile önemli kazanımlar elde etmeye başladıklarının altını çizen Kurum, konuşmasına şöyle devam etti:

“Projenin hayata geçirildiği bir yılda 2, 2 milyon ton ambalaj atığı, 58 bin ton atık elektrikli ve elektronik eşya, 38 bin ton bitkisel ve 80 bin ton madeni atık yağ, 184 bin ton ömrünü tamamlamış lastiği kaynağında ayrı toplanarak geri kazandık ve bütün bunlardan sadece bir yıl içinde ekonomiye 3,5 milyar kaynak sağladık.”

Yönetmelik 2019’da devreye girecek

Projeyi başarıya götürecek en önemli konunun yerel yönetimlerin projeyi sahiplenmeleri olduğunu vurgulayan Kurum, belediyelerin sadece evsel atıkları toplaması ve düzenli depolamasının yetmeyeceğini kağıt-karton, plastik, metal cam gibi geri kazanabilir atıklar için de ayrı bir toplama sistemleri kurmaları gerektiğini ifade etti.

Bakan Kurum, 2019 yılı itibarıyla Sıfır Atık Yönetmeliğinin de devreye gireceğini anımsatarak, “Bu yönetmeliğe göre belediyelerimiz bundan sonra ikili toplama sistemine geçecek, atıkları ayrı toplamak için hizmet verecekler. Bu uygulamayı hayata geçirmeleri için belediyelere 2019 yılı sonuna kadar süre verdik. Belediyelerimizin uygulamalarını yakından takip ediyor ve destekliyor olacağız.” dedi.

Sıfır atık uygulamasını her anlamda güçlendirmek için önemli çevresel sorun oluşturan plastik poşetler konusunda da çalışmalar başlattıklarını anlatan Kurum, şunları kaydetti:

“1 Ocak 2019 tarihi itibarıyla plastik poşetleri ücretli hale getiriyor ve plastik poşet kullanımını azaltmayı hedefliyoruz. Şu an için yıllık kişi başı 440 olan plastik poşet kullanımını, 2019 yılı sonu itibarıyla 90’a, 2025 yılı sonu itibarıyla da 40 adete düşüreceğiz ve yıllık poşet kullanımımızı süreç içerisinde çok daha fazla azaltacağız.”

İçecek ambalajlarına depozito uygulanacak

Bakanlığın bir diğer çalışmasının da içecek ambalajlarına depozito uygulaması olduğunu hatırlatan Kurum, “Buna ilişkin yönetmeliklerimizi hazırlıyoruz. Böylece evsel atıklar içerisinde önemli bir miktar teşkil eden bu atıkların temiz, kaliteli ve etkin bir şekilde toplanmasını sağlıyor olacağız. Bunları başardığımızda 2023 yılında evsel atık geri kazanım oranımızı yüzde 35’e çıkarıyor olacağız. 2030 yılında ise bu atık oranı yüzde 60’a çıkararak, dünya da ilk 5 arasına girme hedefiyle çalışıyoruz.” diye konuştu.

Proje kapsamında 2023 yılında 100 bin kişiye doğrudan istihdam ve 20 milyar lira ekonomik kazanç sağlanacağını, İstanbul’un bir yıllık su ve elektrik ihtiyacına eşdeğer tasarruf edileceğini anlatan Kurum, iki Belgrat Ormanı kadar ağacın kesilmekten kurtarılacağını ve cari açığın da yüzde 8 oranında azaltılacağını dile getirdi.

Zirvede Birleşmiş Milletler Çevre Programı adına Akdeniz Eylem Planı (UNEP/MAP) İcra Direktörü Gaetano Leone de Sıfır Atık Projesinin çok önemli bir adım olduğunu belirterek, dünya genelinde bugüne kadar ortaya çıkan plastiğin sadece yüzde 9’unun geri dönüşüme gönderildiğine dikkati çekti.

Özellikle Akdeniz bölgesinde geri dönüşüm oranlarının düşük olduğunu ve çoğunluğu plastik olan atıklardan dolayı deniz kirliliğinde de artış meydana geldiğini anlatan Leone, denizlerde ortaya çıkan çöp ve kirlilik durumunu değerlendirerek, projenin bu kapsamda sağlayacağı yararlardan bahsetti. (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com